İnkilap tariHİ ders notlari (Sekizinci Sınıflar İçin)



Download 361.64 Kb.
bet5/7
Sana08.09.2017
Hajmi361.64 Kb.
1   2   3   4   5   6   7

KURTULUŞ SAVAŞINDA CEPHELER


Milli mücadelede;Doğu Cephesinde Ermeniler;Batı Cephesinde(Trakya dahil) Yunanlılar;Güney Cephesinde Fransızlar ve Ermenilerle savaşılmıştır.

DOĞU CEPHESİ

ERMENİ SORUNU

Ermeniler 19.yy kadar Osmanlı devletinde huzur ve güven içinde yaşadılar ve devlete bağlılıklarından dolayı Millet-i Sadıka olarak anıldılar.Ermeni sorunu ilk kez 1877-78 Osmanlı –Rus Savaşında ortaya çıkmış ve olayla ilgileri olmamalarına rağmen Berlin antlaşmasında yer almıştır.

Ermenilerin sorun olarak ortaya çıkmasının en önemli sebebi;büyük devletlerin özellikle İngiltere ve Rusya’nın onları kullanarak emellerini gerçekleştirmek istemeleridir.Ayrıca Fransız İhtilaliyle yayılan milliyetçilik de etkili olmuştur.Balkanlardaki milletlerin birer birer bağımsız olması da onların bağımsızlık duygularını kamçılamıştır.

Ermeni sorunu Avrupalıların asırlardır istediği ve adına “şark meselesi”=doğu sorunu denen,Osmanlı devletini parçalayıp yıkmayı hedefleyen geleneksel politikanın bir parçası olmuştur.

Başta Rusya olmak üzere ,Avrupalıların kışkırtmaları sonucu ihtilalcı Ermeni komiteleri ve çeteleri kuruldu(Hınçak,Taşnak)Kendilerinin Doğu Anadolu'da bağımsız devlet kurmasına karşı çıkan II. Abdülhamit’e suikast teşebbüsünde bulundular.

Birinci Dünya savaşı sırasında Türk köylerini basıp halkı katletmeye başlayınca,Ermeni dernekleri basılıp evraklarına el kondu(24 Nisan).14 Mayıs 1915’te de Osmanlı devleti Tehcir Kanunu(göç)çıkararak onların Suriye’ye gitmelerini sağladı.Ermeniler bu göçler esnasında çok sayıda insanın katledildiğini ve soylarının tüketildiğini ileri sürerek her yıl Soykırım Yasasını Avrupa parlamentolarına kabul ettirerek tazminat ödettirmek ve uluslar arası alanda küçük düşürmek gibi sinsi planları sahnelemek peşindeler.

Rusya’da çıkan Bolşevik İhtilali yüzünden savaştan,dolayısıyla Kafkaslardan çekilince bu topraklarda Ermenistan,Gürcistan ve Azerbaycan adıyla bağımsız devletler kurulmuştur.Ermeni Devleti ,Büyük Ermenistan devletini gerçekleştirmek için Doğu Anadolu’daki Türk topraklarına girip savunmasız köyleri basarak katliamlar yapmaya başladılar.İşgalleri,Gümrü,Iğdır ve Oltu’ya kadar ilerleyince 15. Kolordu komutanı Kazım Karabekir Paşa onlarla mücadele etmek için Doğu Cephesine atandı.(9 Haziran 1919) 28 Eylül 1920’de harekete geçen Kazım Karabekir Paşa;Sarıkamış,Oltu,Kars ve Gümrü’yü ele geçirdi.Türk birliklerinin ilerleyişi Ermenileri rahatsız etti.Sovyet Rusya’da Kafkasları Komünistleştirmek için harekete geçince Türkler daha fazla ilerlemedi ve Ermenilerin barış teklifi kabul edildi. Gümrü Antlaşması(3Aralık 1920) imzalandı.Buna göre;

1.İki taraf arasında savaş sona erecek.

2.Ermeniler işgal ettikleri yerlerden çekilecek

3.Kars,Sarıkamış,Iğdır,Kağızman ile Ardahan’ın bir bölümü geri verilecekti(Berlin Antlaşmasında kaybedilen bazı yerler tekrar ele geçirilmiştir)

ÖNEMİ:

a)Ermenistan TBMM’yi hukuken tanımış oldu(.Ermenistan hedeflerinden vazgeçmiş,Sevr’i tanımadığını belirtmiştir.) b)TBMM’nin ilk siyasi başarısıdır.

c)Milli mücadelenin doğu cephesi kapanmıştır,birlikler diğer cephelere kaydırılmıştır

d)İtilaf devletlerinin Londra konferansının toplanmasında etkili olmuştur.

e)Rusya’nın yapacağı ekonomik yardımlara yol açılmıştır.(Batılı Devletler,Sovyet rejimini desteklemiyorlardı yalnızlığa itilmişti.Türkler de batılı devletlerle mücadele ettikleri için birbirine yakınlaşmışlardır(Düşmanımın düşmanı dostumdur).

f)Misak ı Millinin doğu sınırları Ardahan hariç gerçekleşmiştir. (İlk kez Gümrü antlaşmasıyla belirlenen doğu sınırımız , Moskova ve Kars antlaşmalarıyla son şeklini almıştır)
GÜNEY CEPHESİ

Mondros Ateşkes Antlaşmasının 7. maddesi bahane edilerek Mersin,Adana ve Dörtyol Fransızlarca;Urfa ,Antep ve Maraş İngilizlerce işgal edildi.Fransa ile bir antlaşma yaparak 15 eylül 1919’da ,buradaki haklarını Fransa’ya devrederek buradan ayrıldılar.Fransızlar da ,daha önce Osmanlı Devletinin Suriye’ye sürgün ettiği Ermenileri silahlandırarak Türklere karşı saldılar.Bunun üzerine bölge halkı Kuvayı Milliye birlikleri oluşturarak Fransız ve Ermenilere karşı mücadele etmeye başladılar.İlk direniş Hatay Dörtyol’da oldu.

Maraş’ta ilk direniş,Fransızların Maraş Kalesindeki Türk bayrağını indirip yerine Fransız bayrağı asmaları üzerine başladı.Maraş Ulu Camiinin imamı Rıdvan Hoca(süt sattığı için Sütçü İmam),Cuma namazı toplanmak için gelenlere:”Kalesinde Türk bayrağı olmayan esir bir beldede Cuma namazı kılınmaz” diyerek ilk direnişi başlatan ve bizzat ilk harekete geçen kişi oldu(Sokakta sarhoş Fransız askerlerinin ,yolda yürüyen bir Türk kadınının başını açmak istemesi üzerine dayanamayarak dükkanından dışarı fırlaması ve el uzatan askeri öldürmesi üzerine kendisi de şehit edildi. .Maraş şehri, 12 Şubat 1920’de işgalden kurtarıldı.

Antep ve Urfa halkı da,Maraş halkı gibi kahramanca mücadele etti. Urfa da 10 Nisan 1920’de işgalden kurtarıldı. Antep, büyük bir direniş göstermiş(Şahin Bey en önemli önderleri) 6000 şehit verdikten sonra ancak teslim olmuştu.10 Şubat 1921’de ancak işgal edilebildi.Ankara antlaşmasıyla (20 Ekim 1921de) işgalden kurtarıldı.TBMM her üç şehri de İstiklal madalyası ile;sırasıyla,Antep’e” Gazi”(1921),Maraş’a “Kahraman”(1973),Urfa’ya “Şanlı” (1984) ünvanları vermiştir.

Antalya ve Güneybatı Anadolu’yu işgal eden İtalyanlara karşı ciddi bir savaş olmamıştır.İzmir ve cıvarını Yunanistan’a kaptıran İtalyanlar burada ekonomik çıkarlar elde etmek için milli mücadele hareketine karşı çıkmamışlardır.II.İnönü zaferinden sonra bölgeyi terk etmeye başlayan İtalyanlar Sakarya Savaşı sonucu bölgeyi tamamen terk etmişlerdir.

Güney cephesindeki savaşlar Fransa ile yapılan Ankara Antlaşmasıyla 20 Ekim 1921) sona erdi.Bu antlaşmaya göre:



  1. Fransa ile savaş sona erecek ,Güney Anadolu’da işgal ettiği yerleri boşaltacak

  2. Hatay ve İskenderun’da Fransasız mandası altında özel bir

yönetim kurulacak,Türkçe resmi dil olacak ,kültürlerini geliştirebilecekler.

3. Anadolu Selçuklu hükümdarı Süleyman Şah’ın mezarı Türk toprağı sayılacak ve buraya Türk bayrağı çekilecek.



ÖNEMİ:*İlk kez savaş halinde olduğumuz bir devletle anlaşma imzalandı;İngiltere memnun olmadı

*Hatay hariç Türkiye-Suriye sınırı belirlendi.

*Güney cephesindeki savaş sona erdiğinden buradaki birlikler Batı cephesine kaydırıldı ve Batı cephesi güçlendi.



BATI CEPHESİ

Milli mücadelenin kaderini tayin edecek savaşlar Batı cephesinde olmuştur.Bu cephedeki savaşlar.Yunanlıların İzmir’i işgaliyle başlamış(15 Mayıs 1919),Büyük Taarruz sonuna değin sürmüştür.(30 Ağustos 1922)Batı cephesindeki savaşlarda İngilizler Yunanlıları sonuna kadar desteklemişlerdir.Yunanlılar İzmir’in işgalinden sonra işgal alanını genişletmişler,Mayıs ayı sonuna kadar Aydın,Manisa,Ayvalık,Edremit ve Ödemiş Yunanlıların eline geçmiştir.Bu işgaller karşısında bölge halkı Kuvayı Milliye birlikleri kurarak savunma cepheleri oluşturmuşlardır.Bunların başlıcaları:Ayvalık Cephesi-Soma/Bergama Cephesi-Akhisar Cephesi-Salihli Cephesi-Aydın/Nazilli Cephesi.

Diğer yandan bölge halkı kongreler düzenleyerek bölgenin kurtuluşu için kararlar almıştır.Bu kongrelerin en önemlisi Balıkesir ve Alaşehir kongreleridir.

Bu cephedeki asıl mücadeleler düzenli ordunun kurulmasından sonra başlamıştır;I.İnönü,II.İnönü,Kütahya-Eskişehir,Sakarya ve Büyük Taarruz;ayrıca Doğu Trakya işgaline karşı da Trakya cephesi açılmıştır.


I.İNÖNÜ MUHAREBESİ (6-10 Ocak 1921)

İngilizlerin desteğini alan Yunanlılarla Batı cephesinde yapılan ilk savaştır.

Yunanlıların Amacı:Ankara’nın Batı cephesiyle bağlantısını sağlayan demiryolu üzerinde bulunan Eskişehir’i alarak Ankara üzerine yürümek;güçlerini ispat ederek İtilaf devletlerinden daha fazla yardım almak ve kurulma aşamasında olan düzenli ordunun güçlenmesine fırsat vermemek.

Bu sırada çıkmış olan Çerkez Ethem isyanı yüzünden Yunanlılar Eskişehir ve Afyon yönünde saldırıya geçtiler.Albay İsmet İnönü tarafından İnönü mevkilerinde durdurularak Bursa yönünde geri çekildiler.



SONUÇLARI

  1. Düzenli ordunun Batı cephesinde kazandığı ilk zaferdir.Bu sayede düzenli orduya olan güven ve katılım arttı.

  2. Hem yunan ilerleyişi durmuş hem de Türk milletine moral kaynağı olmuştur.

  3. Çerkez Ethem isyanı bastırıldı,Kuvayı Milliye dönemi sona erdi,İsmet İnönü generalliğe yükseltildi.

  4. İlk anayasa kabul edildi(Yaptığı işleri hukuki zemine oturtturmak ve yeni Türk devletinin kurulduğunu göstermek için)

  5. Bağımsızlığımızın sembolü İstiklal Marşımızı kabul etti(12 Mart 1921)

  6. İtilaf devletleri arasında görüş ayrılığına yol açtı.Sevr’i zorla kabul ettiremeyeceklerini anladıklarından Londra’da bir konferans toplanmasına karar verdiler.

  7. Sovyet Rusya’nın Moskova Antlaşmasını imzalanmasında etkili oldu.


LONDRA KONFERANSI (21 Şubat-12 Mart 1921)

İnönü zaferi üzerine kendi aralarındaki görüş ayrılığına son vermek için toplandılar.Doğu cephesinde Ermenilerle,Güney cephesinde Fransızlara karşı kazanılan başarılar İtilaf devletlerini telaşlandırdı ve Sevr’i biraz değiştirerek kabul ettirmeleri gerektiği kanısına vardılar.Bu amaçla Londra’ya Osmanlı hükümeti temsilcisini çağırdılar.;eğer isterse Mustafa Kemal’in veya O’nun seçtiği bir temsilcisinin de Osmanlı hükümetiyle beraber katılabileceğini bildirdiler.(İtilaf devletlerinin her iki Türk hükümetini de çağırmaktaki amaçları,Türk tarafını birbirine düşürerek isteklerini kabul ettirmekti) Mustafa Kemal buna şiddetle karşı çıkınca da İtalya aracılığıyla TBMM’yi doğrudan çağırdılar.(TBMM adına Dışişleri bakanı Bekir Sami Bey katılmıştır)Toplantıya katılan Osmanlı Temsilcisi Tevfik Paşa sözü milletin gerçek temsilcisi olarak kabul ettiği TBMM temsilcisine vererek ,hem büyük bir jest yapmış hem de vatanseverliğini göstermiştir.

TBMM hükümeti,toplantıdan bir sonuç çıkmayacağını biliyordu ama Türk tarafı barışa yanaşmıyor şeklindeki propagandaları önlemek,uluslar arası platformda TBMM’yi kabul ettirmek,Türk davasını(Misak ı Milli) dünya kamuoyuna açıkça anlatmak mümkün olacaktı. Nitekim,Türk tarafı Misak ı Milliden ödün vermeyeceğini açıkça ilan etmiş,İtilaf devletleri de ufak değişikliklerle Sevr’i kabul ettirmeye çalışmış ve anlaşma sağlanamamıştır.

ÖNEMİ

a)TBMM resmen İtilaf devletlerince tanındı.

b) Türk milletinin Sevr’i kabul etmeyeceği bir defa daha belirtildi.

c)TBMM ilk kez uluslar arası bir konferansta temsil edildi.

d)İtilaf Devletleri arasında görüş ayrılıkları arttı.

e)Yunanlılar toparlanmak için zaman kazandılar.
MOSKOVA ANTLAŞMASI(16 Mart 1921)

Kendi içindeki ihtilal yüzünden savaştan çekilen Sovyet Rusya,boğazların güçlü bir devletin eline geçmesine engel olmak ve komünizmi empoze etmek için Türkiye’yle yakınlaşmaya başladı.TBMM de ;hem Sovyet Rusya’dan emin olmak hem de İtilaf devletlerine karşı yürüttüğü mücadelede kendisine lazım olan para,silah ve cephane yardımı almak için Rusya ile yakınlaşmaya başladı.TBMM ilk resmi ilişkiyi bunlarla kurmuş ve Batı cephesi komutanı Ali Fuat Paşa’yı Moskova’ya elçi olarak göndermiştir.

İmzalanan Antlaşmaya Göre;


  1. -Taraflardan birinin tanımadığı antlaşmayı diğeri de tanımayacak(Rusya Sevr’i tanımadığını kabul etmiş oldu)

  2. -Sovyet Rusya,kapitülasyonların kaldırılmasını kabul edecek (1774 küçük Kaynarca Antlaşmasıyla verilmişti;kapitülasyonları ilk kaldıran ülke

olmuştur)

  1. -Batum Gürcistan’da kalacak(Misak ı Milli içinde yer alan liman kenti Batum(TBMM’de 5 Batum milletvekili bulunuyordu),Sovyet Rusya ile ilişkilerin bozulmaması için Rusya’ya bağlı Gürcistan’a bırakılmış ve ilk kez Misak ı Milliden ödün verilmiştir.Türk birlikleri Batum’dan 24 Mart 1921’de çekilmiştir.

  2. -Sovyet Rusya Misak ı Milliyi tanıyacak(Misak ı Milliyi tanıyan ilk batılı ülke)

  3. -Sovyet Rusya bu antlaşmanın şartlarını ,kendisine bağlı olan Ermenistan ,Gürcistan ve Azerbaycan tarafından da kabul edilmesi için aracılık yapacak.

  4. -Kars,Ardahan ve Artvin Türkiye’ye kalacak,Nahcivan Azerbaycan’a bağlı özerk bir bölge olacak.(Bu durum Kars Antlaşmasıyla gerçekleşti.13 Ekim 1921)

  5. -Moskova’da bulunan Afganistan temsilcileriyle TBMM arasında 1 Mart 1921’de dostluk ve kardeşlik antlaşması imzalandı.Afganistan ,TBMM Hükümetini tanıyan ve elçi gönderen ilk İslam devletidir.


II.İNÖNÜ MUHAREBESİ(23 Mart-1 Nisan 1921)

İtilaf devletleri,Londra konferansında isteklerini Türk tarafına kabul ettirememişlerdir.Türk ordusunun daha fazla güçlenmesine fırsat vermek istemiyorlardı.Yunanlılar da itilaf devletlerinin desteğine layık olduklarını göstermek için 1. İnönü yenilgisinin izlerini silmek için yeniden saldırıya geçtiler.



AMAÇLARI,Kütahya ve Eskişehir’i ele geçirerek Ankara üzerine yürümekti.Ancak İnönü’de ikinci kez yenildiler.

SONUÇLARI;

a)Yunan ilerleyişi durduruldu.

b)TBMM’ye ve orduya güven arttı.

c)Mustafa Kemal,cephe komutanı İsmet Paşa’ya çektiği telgrafta,’Siz orada sadece düşmanı değil milletin makus(ters) talihini de yendiniz’ diyerek zaferin önemini belirtti.

d)İtalya işgal ettiği Güneydoğu Anadolu topraklarından ayrılmaya başladı.Bu durum itilaf devletleri arasındaki görüş ayrılıklarını arttırdı.

e)Fransa,TBMM hükümeti ile anlaşma yolları aramaya başladı.

Türk birlikleri 8 nisanda Aslıhanlar bölgesinde taarruza geçti ise de önemli bir sonuç alınamadı.



KÜTAHYA ESKİŞEHİR MUHAREBELERİ

(10-24 TEMMUZ 1921)

I. ve II. İnönü yenilgisinden sonra Yunanlılar,İngilizlerin yardımıyla Anadolu’daki güçlerini takviye ettiler.

Yunan kralı Konstantin,savaşı bizzat yönetmek için İzmir üzerinden cepheye gelmişti

Türk ordusu yeterince hazırlanamadığı için,üstün Yunan kuvvetleri karşısında başarısız oldu.AFYON,KÜTAHYA ve ESKİŞEHİR Yunanlıların eline geçti.Bu durum karşısında Mustafa Kemal,cephe komutanı İsmet Paşaya,orduyu Sakarya ırmağının doğusuna çekme emrini verdi.İlerleyen yunanlılar Polatlı’ya kadar geldiler.

Türk birliklerinin Sakarya ırmağının doğusuna çekilmesi,bir taktik idi.Böylece daha fazla kayıp verilmeyecek,yeni bir savunma hattı oluşturulacak,Yunan ordusu da merkezinden uzaklaşmış olacaktı.

TBMM’ de sert tartışmalar yaşandı.Bazı millet vekilleri Ankara’nın tehlikeli olduğunu ileri sürerek meclisin Kayseri’ye taşınmasını istediler.Ancak bu istek reddedildi.Mecliste Mustafa Kemal’e karşı olanlar,’Ordu nereye gidiyor,millet nereye götürülüyor,bu hareketin elbette bir sorumlusu vardır.O nerededir?Onu ordunun başında görmek isteriz.’diyerek onun gücünü ve yetkisini kırmak istiyorlardı.

Mustafa Kemal’e güvenenler ise,ordunun başına geçerse,Yunan saldırılarının durdurulacağına inanıyorlardı.Mustafa Kemal böyle bir kritik dönemde kendisine teklif edilen Başkomutanlık görevini,Meclisin tüm yetkilerini kullanmak şartıyla kabul etti.Çıkarılan Başkomutanlık kanunu ile TBMM üç ay süreyle Mustafa Kemal’e Başkomutanlık görevi verdi.(5 Ağustos 1921).Genel kurmay başkanlığına da İsmet Paşanın yerine Fevzi Paşa(Çakmak)getirildi.

Mustafa Kemalin her emri kanun yerine geçecekti.O,Türk ordusunun yeni bir savaşa (Sakarya) hızla hazırlanmasını sağlamak için,Tekalif-i Milliye Emirlerini(Milli yükümlülükler)yayınladı(7-8 Ağustos 1921)

Bu emirlerle,Milleti fedakarlığa davet ediyordu.Buna göre;

1.Her ev bir kat çamaşır,bir çift çorap ve çarık hazırlayacak,

2.Tüccar ve halk elindeki çamaşır,Bez,Kumaş,Astar,Kösele ,hayvan malzemesi’nin yüzde kırkını ,bedeli sonradan teslim edilmek şartıyla teslim edecek,

3.İnsan ve hayvan yiyeceklerinin yüzde kırkı teslim edilecek,

4.Nakil(ulaşım) vasıtaları,ayda bir defa kullanılmak şartıyla 100 km kullanılacak,

5.Ordunun ihtiyacı olan terk edilmiş bütün mallara el konulacak,

6.Akaryakıt,Araba yastığı vs.’nin yüzde kırkı teslim edilecek,

7.Silah ve malzeme yapan demirci.Marangoz,Saraç dökümcü ordunun eline alınacaktı.

Önemi:Milli yükümlülükler olağan üstü hallerde çıkarılmış,olağanüstü önlerlerdir.Sırtını İngiltere gibi o zamanın en güçlü devletine dayamış olan yunanlılar karşısında,ne kadar güç şartlar altıda mücadele edildiği anlaşılmaktadır.Bu durum yıllardır savaşan Türk halkının ne kadar fedakar olduğunu gösterir.Bu emirler,Dünya’da ilk defa topyekün bir halk uygulamasıdır.Bu emirlerin milli mücadelenin kazanılmasına büyük katkısı olmuştur.
SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ(23 Ağustos-13 Eylül 1921)

Kütahya-Eskişehir muharebelerindeki başarılarına güvenen Yunanlılar,Sakarya ırmağının doğusunda bulunan Türk mevzilerine karşı harekete geçtiler.Ordumuzun sol kanadı da Ankara’nın 50 km güneyine çekildi.Bunun üzerine Mustafa Kemal ordulara şu emri verdi:”Hattı Müdafa yoktur,sathı Müdafa vardır;o satıh bütün vatandır.Vatanın her karış toprağı milletin kanıyla sulanmadıkça bırakılamaz”.Böylece 100 km bütün cephe savaş alanı ilan edilmiştir.

23 Ağustosta karşı taarruza geçen Türk ordusu,13 Eylülde Sakarya’nın doğusundaki düşmanı tamamen temizledi.

SONUÇLARI


  1. Mustafa Kemal’in başkomutan olarak katıldığı ilk savaştır.

  2. 1683 Viyana bozgunundan beri süren geri çekiliş sona ermiştir.

  3. Yunanlıların saldırı gücü kırıldı savunmaya geçtiler.Ankara’yı ele geçirme ümitleri sona erdi.

  4. M.Kemal’e Gazilik ünvanı ve Mareşallik rütbesi verildi.(19 Ekim 1921)O’na olan güven arttı.

  5. Türk milletinin Kütahya-Eskişehir muharebeleri esnasında bozulan morali düzelmiş,milli mücadelenin kazanılacağına olan artmıştır.

  6. İtilaf devletleri arasındaki anlaşmazlıklar artmış,İtalyanlar Güney Anadolu’daki toprakları boşaltmışlardır.

  7. İngilizlerle esirlerin karşılıklı değiştirilmesinin öngören bir antlaşma imzalamıştır(Matladaki Türk esirler serbest bırakılmıştır.)

Fransa ile Ankara antlaşması; (20 Ekim 1921)Ermenistan,Gürcistan ve Azerbaycan'la Kars Antlaşması((13 Ekim1921) imzalanmıştır.(Kars Antlaşması Moskova Antlaşmasının bir tekrarıdır.Doğu sınırlarımız bazı küçük değişikliklerle son şeklinin aldı,Misak ı Milliyi tanıdılar.
BÜYÜK TAARRUZ VE BAŞKOMUTANLIK MEYDAN MUHAREBESİ

Yunanlılar Sakarya yenilgisinden sonra,Afyon-Kütahya-Eskişehir hattında güçlü bir savunma oluşturdular.(Buraları gezen İngiliz komutanlar Türk askerinin buraları 4-5 ayda aşamayacağını gururla söylüyorlardı;oysa birkaç günde aşılmıştır.)

Sakarya Savaşından sonra yaklaşık bir yıl hazırlık yapıldı.Bu arada İtilaf devletleri barış teklifinde bulundular;Yunanlılar hemen kabul etti ancak Türkiye Misak ı Milliye aykırı olduğu gerekçesiyle reddetti.

Mustafa Kemal,askeri birlikler arasında yapılacak olan futbol maçını izlemek bahanesiyle Batı Cephesi karargahının bulunduğu Akşehir’e gitti ve burada İsmet Paşa ile Fevzi Çakmaktan bilgiler alarak saldırının 26 Ağustos’ta başlatılmasına karar verildi(Türklere Anadolu’nun kapılarını açan Malazgirt Meydan Savaşı da aynı tarihte başlamıştır ve bu iki savaş sebepleri ve sonuçları bakımından benzerlik gösterir.)

Büyük bir gizlilik içinde yapılan hazırlıklardan sonra,belirtilen tarihte sabah 05.30’da Türk topçularının atışıyla Afyon Kocatepe’de başlatıldı.30 Ağustos’ta Dumlupınar’da yapılan savaşı bizzat Mustafa Kemal yönetti.Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırılan bu savaşta,düşmanın ana kuvvetleri imha edildi.Yunanlıların Anadolu’dan sökülüp atılmasını isteyen Mustafa Kemal 1 Eylül 1922’de ordulara “Ordular!İlk hedefiniz Akdeniz’dir,ileri!” komutunu verdi.Türk birlikleri,Kütahya,Uşak,Eskişehir,Salihli,Alaşehir,Aydın ve Manisa’yı kurtardı.2 Eylül’de Yunan başkomutanı vekili Trikopis ,Uşak’ta çok sayıda Yunan komutanı ve askeri ile birlikte esir alındı.9 Eylül’de Türk süvarileri İzmir’e girdi.10 Eylül’de Bursa kurtarıldı.18 Eylül’de esir Yunan askerlerinin dışında Anadolu’da Yunan askeri kalmadı.

Not1: Osmanlı Devletinin ilk başkenti olan Bursa’nın 8 Temmuz 1920’de Yunan işgaline uğraması üzerine ,TBMM’nin aldığı bir kararla meclis kürsüsüne siyah bir örtü konulmuştu.Bursa’nın kurtarılışı üzerine matem işareti olan bu siyah örtü kaldırıldı.

Not 2:Asırlardır Türklerin yönetiminde huzur ve güven içinde yaşayan Rumlar,işledikleri cinayetlerin hesabını verme telaşı içine düştüklerinden Yunan askerleriyle beraber Türkiye’yi terk ettiler.Ancak geçtikleri her yeri yakıp yıktılar en çok da İzmir’e zarar verdiler.
BÜYÜK TAARRUZUN SONUÇLARI


  1. Türk Kurtuluş Savaşı başarıya ulaştı.

  2. Yunan ordusu yenildi.Batı Anadolu düşman işgalinden kurtarıldı.Yunan ‘Megola İdeası (Büyük Ülkü’) bitti.

  3. Türk Milli Mücadelesinin askeri safhası tamamlandı.

  4. İngiltere’nin Anadolu’yu işgal planları suya düşmüş,Mudanya Ateşkesine ortam hazırlanmıştır.


MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI

(3 -11 Ekim 1922)

Büyük Taarruzdan sonra Türk ordusu Kocaeli ve Çanakkale yönünde harekete geçmesi üzerine İngiltere de boğazları korumak için İtalya ve Fransa’yı da yeniden savaşa çağırarak harekete geçti.Ancak onlar yeni bir savaşa girişmek istemediler,sömürgelerinden de yardım alamayınca barışa razı oldu ve 28 Eylül’de 1922 ‘de askeri harekat durdu.

Mudanya’da yapılan ateşkes görüşmelerine ;İngiltere,Fransa,İtalya ve TBMM katıldı.Türk tarafının temsilcisi İsmet Paşa idi.Yunan temsilcisi doğrudan katılmayıp Mudanya açıklarında bir gemide bekledi.

3 Ekimde başlayan görüşmeler,11 Ekimde bir antlaşmayla sona erdi .Buna göre;



  1. Türk ve Yunanlılar arasında çarpışmalar duracak

  2. Doğu Trakya’daki Yunan kuvvetleri 15 gün içinde çekilecek,bölge önce itilaf devletlerinin yönetimine verilecek,bir ay içinde de Türklere teslim edilecek.

  3. TBMM hükümeti Doğu Trakya’da güvenliği sağlamak için 8 bin jandarma bulundurabilecek.

  4. İstanbul ve çevresi TBMM Hükümetinin idaresine bırakılacak ancak,İtilaf devletleri barış antlaşması imzalanıncaya kadar bölgede kalacak.

  5. Çanakkale ve çevresinde boğazlardan itibaren doğu ve batı kısmına 15 km’ye kadar girilmeyecek.(İstanbul ve Boğazların yönetiminin TBMM’ye bırakılması ,İtilaf Devletlerinin Osmanlı Devletini yok saydığını gösterir.

ÖNEMİ:

1 TBMM uluslar arası alanda tanındı.

2 Doğu Trakya savaş yapılmadan düşmandan kurtarıldı.

3 İstanbul ve çevresi TBMM’ye bırakıldı.

4 Lozan Barış Antlaşması için ortam hazırlandı


LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI

Mudanya Mütarekesinden sonra sıra kalıcı bir barış antlaşmasına gelmişti.İtilaf Devletleri Lozan’da yapılacak barış görüşmelerine TBMM’nin yanı sıra Osmanlı Hükümetini de davet ettiler.

NOT:Buradaki amaçları Londra Konferansında olduğu gibi ikilik çıkarmak ve bundan yaralanmak ve Osmanlı Hükümetini hala tanıdıklarını göstermekti.

İstanbul Hükümetinin başındaki Tevfik Paşa işbirliği teklif ettiyse de M.Kemal onlar katılırsa TBMM katılmaz diyerek kesin tavrını ortaya koydu.

***Türkiye’nin Lozan konferansındaki hedefi ,Misak ı Milli’yi ve tam bağımsızlığı gerçekleştirmekti.

Mustafa kemal,İstanbul Hükümeti oldukça İtilaf Devletlerinin bir koz olarak kullanacaklarının bildiğinden 1 Kasım 1922’de Saltanatı kaldırma kararı almıştır.

Saltanatın kaldırılmasından sonra Türk tarafı konferansın İzmir’de veya başka bir Türk şehrinde yapılmasını teklif ettiyse de kabul edilmedi.Çünkü böyle yapılırsa;Yunanlılar gücenebilir,İtilaf Devletleri saygınlıklarını yitirebilir,Türk tarafı başkanlık edebilirdi.

Türk tarafını bu konferansta Dış işleri bakanlığına getirilen İsmet Paşa başkanlığında bir heyet temsil etmiştir.




Do'stlaringiz bilan baham:
1   2   3   4   5   6   7


Ma'lumotlar bazasi mualliflik huquqi bilan himoyalangan ©hozir.org 2017
ma'muriyatiga murojaat qiling

    Bosh sahifa