İnkilap tariHİ ders notlari (Sekizinci Sınıflar İçin)



Download 361.64 Kb.
bet2/7
Sana08.09.2017
Hajmi361.64 Kb.
1   2   3   4   5   6   7

KUVVA-Yİ MİLLİYE HAREKETİ


Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra İtilaf devletleri Anadolu’nun önemli yerlerini işgal etmeye başlamışlardı. Savaştan yenik çıkan Osmanlı devleti ve ordusu da işgallere karşı çıkma imkanına sahip değildi.İstanbul hükümeti kurtuluşu İngiliz himayesine girmekte bulurken,aydınların büyük bir kısmı Amerikan mandasını savunuyordu.Anadolu halkı ve komutanların çoğu ise,manda ve himayeye karşı çıkarak bölgesel kurtuluş yolları aramışlar bu amaçla cemiyetler kurmuşlar ve Kuva-yi Milliye (milli kuvvetler) oluşturmuşlardır.Mustafa Kemal,Kuva-yı Milliye’yi desteklemekle birlikte,bölgesel kurtuluş yerine tüm Türkiye’yi kapsayacak milli kurtuluş hareketini gerçekleştirmeye çalışıyordu. Bu durum karşısında artık yapılacak tek bir şey kalıyordu. O da halkın kendi kendini savunabilmesi idi.

Kuva-yi Milliye : Türk milletinin, vatanının her bir yanını işgal eden düşmana karşı giriştiği toplu harekete Kuva-yi Milliye hareketi adı verilmektedir. Çoğu asker kaçaklarından oluşan,köylülerin de katıldığı bu disiplinsiz kuvvetlerde doğru düzgün silah da yoktu.Ellerindeki tek sermaye ise,ne pahasına olursa olsun yurdu düşmanlardan temizlemek gerekliliğine olan sarsılmaz inançlarıydı.

İlk Oluşum :Kuvva-yi Milliye ilk olarak güney cephesinde oluşmuştur.İlk direniş ,Fransızlara karşı Hatay Dörtyol’da olmuştur.

İkinci Oluşum : Yunanlıların işgali sırasında Batı Anadolu’da Balıkesir merkez olmak üzere başlamıştır.Ödemişin Yunanlılar tarafından verilen savaşa” İlk Kurşun Savaşı” dendi. Sivas Kongresinde alınan bir kararla Ali Fuat Paşa Batı Anadolu’daki Kuvva-yi Milliye komutanlığına getirildi. Bu şekilde Kurtuluş Savaşı tarihimizin Batı cephesi de kurulmuş oldu.

Amacı : 1-Düşmanın ilerleyişini yavaşlatmak 2- Düzenli ordunun kurulması için zaman kazandırmak 3- Rum ve Ermeni çetelerinin baskınlarını önlemek 4- Türk milletinin düşmana karşı direnme azmini,şuurunu ve kurtuluş umudunu güçlendirmek

Düzensiz ve disiplinsiz olmalarına rağmen pek çok yerde düşman ilerleyişini durdurmasını bilmişlerse de,düzenli düşman birlikleri karşısında fazla başarı şansları yoktu.O yüzden düzenli ordu kurulmuş ve pek çoğu bu birliklere katılmış ama belli bir düzene girmek istemeyenler de olmuştur.(Demirci Mehmet Efe ve Çerkez ,Ethem gibi)


MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN SAMSUN’A ÇIKIŞI VE MİLLİ BİLİNCİN UYANDIRIL-

MASI

Amaç : İngilizler, Mondros ateşkes antlaşmasının 7. maddesini göstererek Samsun taraflarına yoğunlaşmışlar ve buralarda karışıklık olduğunu iddia ederek, Osmanlı devletinden buraların kontrol edilmesini istemişlerdir. Buradaki Pontusçu Rumlar Türk köylerini basarak katliamlar yapıyor ,Türkler de kendilerini savunmaya çalışıyorlardı



Öte yandan,her yandan düşmanla çevrilmiş bulunan İstanbul’da Kurtuluş savaşı başlatmanın imkansız olduğuna inanan Mustafa Kemal ,Anadolu’ya geçmenin yollarını arıyordu.

Sultan Vahdettin Mustafa Kemal’i ,Samsun’daki durumu incelemek üzere geniş yetkiler vererek 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a yolladı.(30 Nisan 1919).16 Mayıs 1919’da ,17 kişilik kurmay heyetiyle beraber Bandırma vapuruyla İstanbul’dan yola çıktı.(Mustafa Kemal’in seçilmesinin iki önemli sebebi vardır:İlki, Osmanlı hükümetine de karşı olan İttihatçılarla ters düşmesi;ikincisi,O’nun İstanbul’dan uzaklaştırılmak istenmesidir) M.Kemal, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastı. Mustafa Kemal’in Samsun’a ayak bastığı tarih,milli kurtuluş hareketinin de başladığı tarihtir.”Ya İstiklal(bağımsızlık) ya ölüm “parolasıyla görevine başladı.

Dokuzuncu Ordu Müfettişi olarak görevleri;

a)Görev bölgesindeki ordunun terhisini sağlamak

b)Güvenliği sağlamak

c)Halkın elindeki silah ve cephaneyi toplamak.(Mustafa Kemal tam tersinin yapacak,ordunun terhisine engel olmaya ve silah ve cephanelerin teslim edilmemesine çalışacaktır.)

Yapılanlar


  1. Samsun’da güvenliği sağladı

  2. 15. Kolordu komutanı Kazım Karabekir ve 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat (Cebasoy) paşalarla kurtuluş mücadelesi için görüş birliğine varıldı .25 Mayıs’ta Havza’ya geçti. Oradan 28 Mayıs’ta Halkın gösteriler düzenleyerek, düşman saldırılarını protesto etmesini sağladı 30 Mayıs’ta Havza’da ilk mitingini yaptı.

Not:Havza Genelgesi,milli bilincin uyandırılması yolunda Türk milletine yönelik ilk beyannamedir.

GENELGELER VE KONGRELER:
Havza Genelgesi’nin Önemi Nedir?(29 Mayıs 1919)

  • M.Kemal Havza’ya gelince askeri ve sivil mülki amirlere gönderdiği bildirilerle, işgallerin protesto yapılmasını,mitingler düzenlenmesini , ülkemizin içinde bulunduğu durumun millete anlatılmasını , İstanbul hükümetine protesto telgraflarının çekilmesini istemiştir.Milletin bilinçlendirilmesi yolunda atılan ilk adım ilk beyannamedir.


AMASYA GENELGESİ VE ÖNEMİ AMASYA GENELGESİ (22 Haziran 1919)

Ali Fuat Cebesoy,Refet Bele,Rauf Orbay’ın imzaları ,Kazım Karabekir ve Cemal Paşa’nın onayı alınarak yayınlandı.Önemli maddeleri şunlardır:

1.)Vatanın bütünlüğü ve milletin istiklali tehlikededir.(Milli mücadelenin amacı)

2.)İstanbul Hükümeti üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir.Bu durum milletimizi yok saymaktadır(Milli mücadelenin gerekçesi)

3.)Milletin istiklalini gene milletin azim ve kararı kurtaracaktır(Milli mücadelenin yöntemi belirtiliyor,ilk kez millet egemenliğinden bahsediliyor)

4.)Her türlü denetimden uzak milli bir kurulun varlığına ihtiyaç vardır.(İstanbul’dan ayrı bir meclisin kurulması düşünülmektedir.İstanbul hükümetine karşı bir tavır alıştır)

5.)Anadolu’nun en güvenilir yeri olan Sivas2ta milli bir kongre toplanacaktır(Milli mücadele için çalışmalara kararlılıkla devam edileceği anlaşılmaktadır)

6.)Bu milli kongre için her ilden milletin güvenini kazanmış üç delegenin mümkün olan en kısa zamanda yola çıkmaları gerekmektedir(Delegelerin seçilerek gelecek olmaları,demokratik devlet şekline geçileceğinin ilk işaretidir)

7.)Delegelerin seçimini ,Müdafa ı Hukuk Cemiyetleri,Reddi İlhak Cemiyetleri ve Belediyeler yapacaktır.

AMASYA GENELGESİNİN ÖNEMİ



  • a)Türk milletini ortak bir davada birleştirmiştir(milli mücadele)

  • b)Milli mücadelenin yöntemini ,amacını ,gerekçesini belirten bir programdır.

  • c)İstanbul Hükümetine rağmen yapıldığı için bir ihtilal beyannamesi niteliğindedir.Milliyetçilik ön plandadır.

  • d)Milli mücadele hareketi kişisel olmaktan çıkmış halka mal olmuştur.

  • e)Milli mücadelenin başlaması,halkın artık harekete geçmesi yolunda yapılan ilk gerçekçi çağrıdır.

Not:Bu beyannamenin yayınlanmasından sonra Mustafa Kemal 8 Temmuz 1919’da görevinden alındı.Aynı gün,hem görevinden hem de askerlikten ayrıldığını bildirerek sivil bir vatandaş olarak mücadele kararı aldı.(Mustafa Kemal ,5 Ağustos 1921’de Sakarya Savaşı öncesi ,TBMM’ince Başkomutanlığa getirilmesi üzerine istemeden ayrıldığı askerliğe en yüksek rütbeyle geri dönmüştür)
ERZURUM KONGRESİ (23 Temmuz-7 Ağustos 1919)

Anadolu ve Rumeli Müdafa ı Hukuk Cemiyetinin çağrısıyla toplanmıştır.(Trabzon Muhafaza ı Hukuk i Milliye Cemiyetinin de katkısı vardır) Mustafa Kemal davet edilmiştir,kongrenin toplanmasına doğrudan bir katkısı yoktur.

Mustafa Kemal’i başkanlığa getirilmiştir.Toplanış amacı bakımından bölgesel ,aldığı kararlar açısından milli bir kongredir.Kongrede alınan bazı kararlar şunlardır:

1-)Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür parçalanamaz/bölünemez.(İlk kez milli sınırlardan bahsedilmektedir.Daha sonra kabul edilecek olan Mısak- ı Milli’nin temelini oluşturacaktır)

2-)Kuvayı milliyeyi amil,milli iradeyi hakim kılmak esastır ( Milli egemenlik padişah ve halifeliğin üstünde bir güç olarak ortaya çıkmaktadır.İleride cumhuriyete geçileceğine dair ilk işarettir.)

3-)Azınlıklara sahip olduklarından başka haklar verilemez (Devlet kurmak isteyen azınlıklara karşı çıkılmaktadır.

4-)Vatanın ve istiklalin korunmasına İstanbul Hükümetinin gücü yetmezse geçici bir hükümet kurulacaktır.

5-)Manda ve himaye kabul edilemez(İlk kez manda ve himaye fikri reddedilmiştir.)

6-)Başkanı M.Kemal olan 9 kişilik bir temsil heyeti oluşturulmuştur (Heyet-i Temsiliyye,öncelikle Sivas Kongresinin hazırlıklarını yapmak üzere seçilmişse de daha sonra Sivas Kongresinde yetkileri genişletilmiş ve bu kurula tüm millet adına karar alma yetkisi verilmiştir. TBMM açılan kadar milli mücadele hareketini yönetmiş ve yönlendirmiştir.Sivas Kongresinde üye sayısı sayısı 16’ya çıkarılmıştır)

ERZURUM KONGRESİNİN ÖNEMİ



  • a) Toplanış açısından bölgesel,aldığı kararlar açısında millidir.)sadece doğu illerinin delegeleri katılmıştır)

  • b)İlk defa milli sınırlardan söz edilmiştir.

  • c)Manda ve himaye fikri ilk defa reddedilmiştir.

  • d)İlk defa milli iradeye dayanan yeni bir devletin kurulacağı açıklanmıştır.

  • e)Hrıstiyan azınlığa fazladan verilecek haklara tepki gösterilmiştir.

  • f)Ermenilere karşı doğu illerinin nasıl savunulacağı belirtilmiştir.

SİVAS KONGRESİ (4-11 Eylül 1919)

Hem toplanış amacı hem de aldığı kararlar açısından milli bir kongredir.Yurdun her yanından 38 delegenin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.Kongrede bazı delegelerin karşı çıkmasına rağmen Mustafa Kemal başkanlığa getirilmiştir.Böylece Mustafa Kemal milli bir lider olarak kabul edilmiştir.Mustafa Kemal Sivas kongresini toplamakla;milli mücadele fikrini milletin tümüne mal etmeyi,milli bütünlüğü sağlamayı,Türk milletinin desteğini almayı ve milli mücadeleyi tek merkezde toplamayı amaçlamıştır.Sivas Kongresinde alınan bazı kararlar şunlardır:



Kongrede Erzurum Kongresinin kararları aynen kabul edildi.Bunlara ek olarak;

  • Dağınık halde bulunan bütün milli kuruluşlar, “Anadolu ve Rumeli Müdafa ı Hukuk Cemiyetiadıyla birleştirildi.(Milli mücadelenin tek elden yönetilmesi için çok önemli bir adım atılmış oldu)

  • Batı cephesine Ali Fuat paşa atanarak ilk kez yürütme yetkisi kullanıldı (ilk kez askeri yetki kullanılmıştır)

  • Sivas’ta,halka gerçekleri anlatmak ve milli mücadeleyi desteklemek için “İrade i Milliye” adıyla bir gazete çıkarılmasına karar verildi.(Ankara’da da Hakimiyet i Milliye adıyla aynı amaçla bir gazete çıkarılmaya başlandı)

Not:Kongre kararlarının uygulanmaya başlamasından sonra,Damat Ferit Paşa Hükümeti düştü.Yerine Anadolu hareketine ılımlı bakan Ali Rıza Paşa hükümet kurdu.Bu da Heyet-i Temsilliye’nin ilk siyasi başarısıdır.Padişah da Anadolu hareketinin önderleriyle iyi geçinmenin yollarını aradı.Daha sonra Temsil Heyetine resmen görüşme talebinde bulunulacaktır.(Amasya Görüşmesi)
MİSAK-I MİLLİ’NİN iLANI (28 OCAK 1920)

  • Amasya Görüşmeleri’nde alınan kararla yurdun her tarafında seçimler yapılarak Mebuslar Meclisinin açılmasına zemin hazırlanmıştır.Meclisin İstanbul’da açılmasına karar verilince M.Kemal İstanbul’a gitmemiştir.Fakat onun düşüncelerini temsil eden Felah-ı vatan adıyla bir grup kurulmuştur.Bu grup hazırladığı Misak-ı Milli’yi son Osmanlı Mebusan Meclisi kabul etmiştir ve bu İstanbul’un işgaline sebep olmuştur

  • Misak-ı Milli' nin kabul edilmesi, İstanbul Hükümeti'ni telaşa düşürmüştür. İtilaf Devletleri ise, Misak-ı Milli' den memnun kalmadıklarından kısa bir süte sonra Meclisi Mebusan'ı cezalandırmışlardır.

  • Misak-ı Milli beyannamesi, her şeyden önce milli ve bölünmez bir Türk ülkesinin sınırlarını çizmiştir.

  • Misak-ı Milli ile Türkler, tam bağımsızlık şuuruna erişmişler ve millet olarak asgari haklarını istemişlerdir.

  • İtilaf Devletlerinin, Yunan cephesinde bulunan milli kuvvetleri geri çektirmek için yaptıkları teşebbüsün imkansız olduğu hakkında almış oldukları cevap üzerine, Yunan kuvvetlerini taarruza başlatmaları, Ali Rıza Paşa kabinesini çekilmeye mecbur bırakmıştı. Bu defa' da yeni kabineyi Salih Paşa kurmuştu.


AMASYA GÖRÜŞMELERİ ve ÖNEMİ (20-22 Ekim 1919)

  • Osmanlı Hükümetinden Bahriye Nazırı Salih Paşa ile M. Kemal arasında görüşmeler olmuştur.

  • Görüşmelerde alınan kararlardan sadece Osmanlı Mebusan Meclisi’nin açılmasıyla ilgili madde Osmanlı hükümeti tarafından kabul edilmiştir.

  • İstanbul Hükümeti , Temsil Heyetiyle görüşmek üzere bir temsilcisini Amasya’ya göndermekle Temsil Heyetini hukuki olarak tanımıştır.

  • Mebusan Meclisine kabul ettirmiştir.(28 Ocak 1920)

  • Alınan Kararlar: Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığında Türk askerlerinin elinde bulunan topraklar bir bütündür, parçalanamaz

  • Arap topraklarının, Batı Trakya’nın ve Kars,Ardahan ve Batum’un geleceği halk oylamasıyla belirlenecek.Osmanlı’nın merkezi ve Marmara Denizi’nin güvenliği sağlanırsa boğazlar dünya ticaretine açılacak.İçimizdeki azınlıklara

  • Komşu ülkelerdeki müslüman halka tanınan haklardan fazlası tanınamaz.Tam bağımsızlığımızı

ve ekonomik gelişmemizi engelleyen sınırlamalar ve kapitülasyonlar kesinlikle kabul edilemez.

  • *Misak-ı Milli ile Türk vatanının sınırları çizilmiştir.

  • *Misak-ı Milli’nin ilanı İstanbul’un işgaline neden olmuştur.

  • İstanbul 16 Mart 1920’de itilaf devletleri tarafından resmen işgal edilmiştir.Mebusan Meclisi dağıtılmıştır.Bazı milletvekilleri Malta adasına sürgüne gönderilmiştir.Bazıları Ankara’ya kaçmıştır.




  • I. T.B.M.M’NİN AÇILMASI (23 Nisan 1920)

  • M.Kemal 19 Mart 1920’de bir genelge yayınlayarak Ankara’da olağan üstü yetkilere sahip bir meclisin açılması gerektiğini ve bunun için hemen seçimlerin yapılmasını, her sancaktan 5 kişinin seçilmesini ve bu seçilenlerin 15 gün içinde Ankara’ya gelmelerini istedi.Ayrıca İtilaf Devletleri tarafından dağıtılan Osmanlı Mebuslar Meclisi üyelerini de kaçabilirlerse gelmelerini istedi.(milli iradeye saygı,milli birliği kuvvetlendirmek)

  • Nihayet bütün hazırlıklar tamamlandıktan sonra 23 Nisan 1920’de T.B.M.M açıldı.

  • Milletvekili sayısı net değildir; 115 milletvekiliyle toplanmış,daha sonraki katılımlarla sayı 300-350 cıvarına çıkmıştır.

23 Nisan 1920 Cuma sabahı erken saatlerde, Ankara'da bulunan herkes Meclis binası çevresinde toplandı. Halk, kendi kaderine sahip çıkmanın coşkusu içindeydi. Hacı Bayram Camii'nde kılınan öğle namazından sonra, Meclis binası girişinde gözleri yaşartan muhteşem bir tören yapıldı. Saat 13.45'de, Ankara'ya gelebilen 115 milletvekili Meclis salonunda toplandı.
Parlamento geleneklerine göre, en yaşlı üye olan Sinop Milletvekili Şerif Bey (75), Başkanlık kürsüsüne çıktı ve bir konuşma yaptı. Bu açış konuşmasında, millî egemenliğe dayalı yeni Türk parlamentosunun adı da "Büyük Millet Meclisi" olarak konulmuştu. Bu ad herkesçe benimsedi. Daha sonra Atatürk'ün tüm konuşmalarında yer aldığı şekliyle ve ilk kez 8 Şubat 1921 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesinde de yazılı olarak, "Türkiye Büyük Millet Meclisi" (TBMM) adı kalıcılık kazandı.
TBMM, 24 Nisan 1920 günü yaptığı ikinci toplantısında Mustafa Kemal Paşa'yı (Atatürk), başkanlığa seçti. Mustafa Kemal Pasa, kendi öncülüğünde kurulan TBMM'nin başkanlığını Cumhurbaşkanı seçildiği gün olan 29 Ekim 1923 tarihine kadar sürdürdü. TBMM, açılısından iki gün sonra, sadece yasama değil, yürütme gücüne de sahip olacak hukukî ve siyasî yapısını düzenleme çalışmalarına başladı. Bu düzenlemeler, TBMM'nin tam bir güçler birliği ilkesini benimsediğini göstermiştir.

  • TBMM’nin KURULUŞ AMAÇLARI

  • Vatanı düşman işgalinden kurtarmak

  • Milli birliği sağlamak

  • Milli iradeyi hakim kılmak

  • Milli ve bağımsız bir Türk devleti kurmak

  • Düzenli ordu kurmak

(Meclisin açılmasıyla Temsil Heyeti’nin görevi sona ermiştir.


Do'stlaringiz bilan baham:
1   2   3   4   5   6   7


Ma'lumotlar bazasi mualliflik huquqi bilan himoyalangan ©hozir.org 2017
ma'muriyatiga murojaat qiling

    Bosh sahifa