TÜRKÇESİ varken a



Download 73.41 Kb.
bet2/3
Sana28.01.2017
Hajmi73.41 Kb.
1   2   3

J

jakoben : tepeden inmeci

jenerasyon : soy, kusak

jenerik : tanıtımlık

jenosit : soykırım

jeoloji : yerbilim

jeomorfolog : yüzeybilimci

jeotermal : yerısıl

jet-ski : su kızağı

jogging : kosu

jübile : kutlama töreni

jüpon : içetek

jüri : seçici kurul

K

kaadir :gücüyeter

kaale almak : önem vermek

kabil : olabilir

kabiliyet / istidat : yetenek

kabir : gömüt

kablelvuku : olmadan önce

kabotaj : deniz isletmesi

kâbus : karabasan

kadar : değin, dek, ölçüde

kadastro : yeryazım

kadavra : ölük

kader, baht : alınyazgısı

kadim : eski, çoktanki



TÜRKÇESİ VARKEN...

kadir : değer

kadirsinas : değerbilir

kadük : geçerliliği kalmamıs

kâfi : yeterli

kafiye : uyak

kahır : üzüntü, ezginlik

kâhin : bilici

kaide : kural, taban

kaim olma : yerine geçme

kâinat : evren, acun

kalbi : içten

kale : kurgan

kale almak : önem vermek

kalibrasyon : ölçümleme

kalibre : çapölçer

kalifikasyon : niteliklilik

kaligrafi : yazı biçimi

kalite : nitelik

kalori : ısın

kalorifer : ısıveren, ısıtaç

kalorimetre : ısıölçer

kalp : yürek, gönül

kambiyo : değistirim

kameriye : çardak

kamp : dinlenek

kampüs : yerleske

kamufle : alalama

kanaat : kanı

kanalizasyon : pis su yolu

kantitatif : nicel

kaparo : önakça, güvenmelik

kapasite : sığa

kapital : anamal

kapitülasyon : ayrıcalık

kapris : özenç

kâr : artınç

karakter : ıra, özyapı

karakteristik : özgül, belirtici

kargo : yük

karine : ipucu

kariyer : uzmanlasma

karizma : büyüleyim

karizmatik : büyüleyici

kartvizit / jenerik : tanıtmalık

kasıt : amaç, erek

kasko : güvencelik

kâsif : bulam

kaatil : öldüren

katil : öldürme

kâtip : yazman

katalog : dizit

katliam : toplu öldürüm, kırım

katot : eksi uç

kavim : budun, ulus

kavis : yay, eğmeç

kayıp / zayi : yitik

kefalet : yükümleme

kefil : yükümcü

kelime : sözcük

kemer : belbağı

kesafet : yoğunluk, koyuluk

kesisleme : akçayel

keske : ne olurdu

kesmekes : karısıklık

ketum : ağzısıkı

keyif : tat, sevini

keza : yine, öyle

kırtasiye : yazı gereçleri

kısas : disedis

kıssa : öğütlük, öğütçe

kıstas / kriter : ölçüt

kıta : anakara

kıyafet : giysi

kıyaslama : örnekseme

kıymet hükmü : değer yargısı

kibir : büyüklenme

kifayet : yeterlik

kinaye : değinmece, dokundurma

kinetik : devimsi

kisve : giyim, kılık

kitabe : yazıt

kitap : okunca, betik

klan : sop

klas : bölüt

klima : ısıdüzenleyici

klise : kalıplasmıs

koçaklama : destan

kodifikasyon : düzenleme

kokteyl : içkili toplantı

kolaj : kesyap

kolektif : isbirlikli

kolektör : toplaç

kolokyum : bilimsel toplantı

kolonlama : özdesleme

komandit : karma sorumlu

kombine : birlesik

komedi : güldürü

komisyon : yüzdelik, yarkurul

komite : kurul

kompetitif : yarısımcı

kompleks : karmasık

komplike : karmasık, dolasık

komplo : gizdüzen

kompozitör : besteci

komprador : isbirlikçi

kompütür : bilgisayar

komünikasyon : iletisim

kondisyon : erk

kondüsyon : tümdurum

konfigürasyon : yapılandırma

TÜRKÇESİ VARKEN...

konfirmasyon : doğrulama

konfor : gönence

konformist : uyguncu, uyarcı

kongre : kurultay

konjoktivite : göz yangısı

konjonktür : topludurum

konkardato : batıs anlasması

konkur : yarısma

konsantrasyon : yoğunlasma

konsept : kavram

konsensüs : uzlasım, anlasım

konser : dinleti

konserve : saklanca

konsalidasyon : pekistirme

konsorsiyum : uluslararası ortaklık

konstrüksiyon : yapım, yapı

konsültasyon : görüs alısverisi

konsimento : alındı belgesi

kontenjan : saptanca

konteyner : kutuyük

kontra : karsı, aykırı

kontrast : karsıtlık

kontrat : sözlesme

kontrolör : denetçi

konvansiyon : anlasma

konvektör : ısıyayar

konvertibilite : çevirgenlik

koordinasyon : esgüdüm

koprodüksiyon : ortak yapım

kopya : eslem

korelasyon : bağlılasım, ilgilesim

koridor : geçenek

korse : sargaç

kortej : tören alayı

kostüm : giysi

kota : ülesi

kotasyon : değer belirleme

kotlamak : imlemek

kotra : yelkenli

kozmoloji : evrenbilim

kozmonot : uzayadamı

kozmopolit : evrendes

kozmoz : evren

kör : görmez

kötü talih : karayazı

kramp : kasınç, kasılma

kravat : boyunbağı

kreasyon : yaratı

kredi : ödenç, güven

kredibilite : güvenilirlik

krematoryum : yakmalık

kriminoloji : suçbilim

kripto : imli yazı, gizli yazı

kriter : kıstas, ölçüt

kritik : elestiri, sorul

kriz : bunalım

kroke : esrik

kroki : taslak

kromozom : soyaktaran

kronik : süreğen

kronoloji : süredizin

kronometre : süreölçer

kros : kır kosusu

kurs : alısım

kursiyer : alısman

kuruntu : isgil

küfür : sövgü

kült : tapınç

kültür : ekin

kümülatif : katlanmıs, yığısımlı

küstah : kendini bilmez

kütüphane : okuncalık

L

laboratuar : deneylik

labtop : dizüstü bilgisayar

laf / lakırdı : söz

lafügüzaf : bossözler

lahit : gömüt

lakayt : ilgisiz

lakin : ama, su var ki

lalettayin : gelisigüzel

latife : saka

lavabo : elyunağı

layık : yakısan, yarasık

lazım : gerek, gerekli

leasing : kiralama

lebiderya : deniz kıyısı

legal : yasal

lehine : yararına

leksikoloji : sözlükbilim

lenguistik : dilbilim

levazım : gereçler

levha : tanıtaç

lezzet : tat

link : bağlantı, ilisim

lirizm : içsellik

lisan : dil

lisans : yetki belgesi

liste : dizelge

literatür : yazınca

litografya : tasbasması

litosfer : tasküre

liva : tugay, sancak

liyakat : yararlık, yarasırlık

liyezon : ulama

lizing : kiralama

lobi : beklenek

lodos : karayel



TÜRKÇESİ VARKEN...

logo : simgeyazı, belirtke

lojistik : donanım

lojman : görevli konutu

lokanta : asevi

lokavt : iskapatımı

lüzum : gereksinim

M

macera : serüven

maddi : özdeksel

mafsal : eklem, oynakyeri

mağdur : kıygın

mağlubiyet : yenilgi

mağrur : kendini beğenmis

mahcur : kısıtlı

mahkeme : yargılık

mahkûm : yargın, yargılı

mahpus / mahbus : tutuklanmıs

mahreç : çıkıs yeri, çıkak

mahrum : yoksun

mahsuben : yerine sayarak

mahsul : ürün

mahsus / has : özgü

mahzur : sakınca, engel

makam / mevki : orun

makanizma : düzenek

makara : sarımlık

makber : gömüt

makbuz : alındı

maksat : amaç, erek

maksimum : doruk, en üst, son sınır

maktul : öldürülen

makul : anlayıslı, usa uygun

makûs : uğursuz

mali : akçalı

malik : iye

maliyet : eder

malum : bilinen

malzeme : gereç

mamafih : yine de, böyle iken

mamur : bayındır

mana : anlam

manej : at eğitim yeri

manevi : tinsel, içsel

maneviyat : yürekgücü

mani : engel

manifesto : bildiri

manipülasyon : güdümleme

manivela : kaldıraç

manometre : basıölçer

mansiyon : övgüdeğerlik

manset : üst baslık, kolluk

mantık : sözge

maraz : sayrılık

maraton : en uzun kosu

marifet : beceri

marjinal : sıradısı, uçta

marka : belik

market : satım yeri

marketing : pazarlama

marmelat : ezme

maruz bırakmak : uğratmak

maruzat : sunus, diyecek

masaj : ovma

mask : yüzkalıbı

maske : örteç

maskot : uğurluk

masör : ovucu

masraf : gider

mastar : eylemlik

masum : suçsuz

masun : dokunulmaz, korunmus

mat : donuk

matbaa : basımevi

matbu : basılı

matbuat : basın

matem : yas

matematik : sayıbilim

materyal : gereç

materyalist : özdekçi

matine : gündüzlük

matkap : delgi

matuf : yöneltilmis

mayo : denizlik

mazbata : tutanak

mazbut : derli toplu

mazeret : engel, engellik

mazhar : erismis, erisen

mazi : geçmis

mazlum : uysal

meal : anlam, kavram

mecaz : değismece

mecazı mürsel : doğal değismece

mecbur : yükümlü

meccani : karsılıksız

mecnun : tutkun, çılgın

mecra : akak, yatak

meczup : sapık

meçhul : bilinmeyen, belirsiz

med : çekme

medar : dayanak, dönence

medar olmak : yardımı olmak

medarı iftihar : övünce

medarı maiset : geçim aracı

meddah : övücü

meddücezir : gelgit

medeni : uygar

medet : yardım

medfun : gömülü



TÜRKÇESİ VARKEN...

meditasyon : derin düsünme, dalınç

medya : iletisim araçları

medyun : borçlu

mefharet : övünç, kıvanç

mefhum : kavram

mefkure : ülkü

mefluç : kötürüm

mefrusat : dösemelikler

meftun : vurgun, tutkun

megaloman : büyüklük delisi

megapol : devkent

meğer : oysa

mehil : önel

mekân : uzam

mekanik : devinimbilim

mektup : betik

melal : usanç

melankoli : karakaygı

melek : gökçe

meleke : yeti, yatkınlık

melez : katısık

melodi : ezgi

melul : usanmıs, bezgin

memnu : yasak

memnun : sevinçli

memur : isyar

memorandum : diplomatik nota

memori : bellek

memur : isyar

men : yasaklama, önleme

mendirek : dalgakıran

menfez : ağız

menfi : olumsuz

menfur : iğrenç

mengene : sıkmaç

menkıbe : öykü, övmece

menkul : tasınır

mensubiyet : ilinti, ilgililik

mensur : düzyazı

mense : köken

menzil : konaklama yeri, erim

mera : otlak

meram : istek, erek

merasim : tören

merhale : asama

merhamet : acıma

mer’i : yürürlükte olan

meridyen : boylam

mersiye : ağıt

mesafe : uzaklık

mesai : çalısma

mesaj : ileti, söylem

mesela : örneğin, sözgelimi

mesele : sorun

mesire : gezinti yeri

mesken : konut

meslek : uğrasdalı, geçimyolu

mesnet : dayanak

mest : esrik

mesul : sorumlu

mesgale : uğras

mesgul : dalgın, uğrasan

mesguliyet : uğrası

meshur : ünlü

mesru : yasaya uygun

mesrubat : içecekler

mesum : uğursuz

mesveret : danısma

met, med : kabarma

metafizik : doğaötesi

metafor : eğretileme

metamorfoz : baskalasma

metanet : dayanca

metcezir : gelgit

meteor : göktası

methiye : övgü, güzelleme

metodoloji : yöntembilim

metro : yeraltı ulasımı

metrukât : bırakıt

mevcudiyet : varlık, varolus

mevduat : yatırım

mevhum : sanal; kavram

mevki : yer, konum

mevkuf : tutuk, tutuklu

mevsim : sürem

mevta : ölüler

mevzu : konu, bağlam

mevzuat : kurallar

mevzubahis : söz konusu

mey : içki

meyus : umutsuz

mezalim : kıyımlar

mezar : gömüt, sin

mezat : açık artırma

mezbaha : kesim yeri

mezbele : çöplük

mezbur / mezkûr : adıgeçen

meziyet : üstünlük niteliği

mezra : tarla

mezun : bitirmis, yetkili

miat : kullanma süresi

mısra : dize

mihenk : denektası

mihman : konuk

mihnet : sıkıntı

mihrak: odak

mikrofon : sesalır

mikser : çırpıcı

mikyas : ölçek

milenyum : binyıl

TÜRKÇESİ VARKEN...

militarizim : orduculuk

millet : ulus

milletvekili : saylav

milli : ulusal

mimik : kımıltı

minimum : en düsük, altsınır

minnet : iyilik borcu

miralay : albay

miras : kalıt

misafir : konuk

misak : sözlesme, antlasma

misal : örnek, sözgelis

mistik : gizemci

misyon : özgörev, amaç

mitoloji : söylencebilim

mizaç : özyapı

mizah : gülmece, alaysılama

mizahi : alaycı

mizansen : oyun düzeni

moda : izlenti

modem : çevirge

modern : çağcıl

modülasyon : geçis, değisme

mola : dinlenim

monarsi : tekerklik

monitör : görüntülük

monogami : tekeslilik

monolog : tekli konusma

monoteizm : tektanrıcılık

monoton / yeknesak : tekdüze

montaj : kurma, kurgu

moral : yürek gücü, içgücü

moratoryum : borç erteleme

morfoloji : biçimbilim

morg : ölüklük

mostralık : göstermelik

motif : örge

motiv : güdü

motivasyon : isteklendirme

mönü : yemek listesi

muaccel : ivedi

muadelet : esdeğerlik

muadil : esdeğer, denktes

muaf : bağısık

muafiyet : bağısıklık

muahede: antlasma

mualla : yüce

muallak : asılı, bosta

muallim : öğretmen

muamelat : islemler

muamele : islem, davranıs

muamma : bilmece, gizlence

muarız : karsı gelen

muasır : çağdas

muaseret : görgü

muavenet : yardım

muayene : bakı

muayyen : belirli

muazzam : ulu

muazzep : sıkıntılı

muazzez : saygıdeğer

mübah : olurlu

mubayaa : satınalma

mucibince : gereğince

mucip sebep : gerekçe

mucit : türetmen, bulan

mucize : tansık, olağandısı

mudi : yatırımcı

mufassal : ayrıntılı

mugalata : yanıltmaca

mugayir : aykırı

muğber : küskün, kırgın

muğlak : anlasılmaz

muhabere : yazısma

muhabir : bildirmen

muhacir : göçmen

muhafazakâr : eskiye bağlı

muhakeme : usavurma

muhakeme etme : yargılama

muhalefet : karsıtçılık

muhalif : karsıcıl

muhammen : oranlanan

muharebe : savasma

muharrer : yazıcı

muharrir : yazar

muhasara : kusatma

muhasebe : saymanlık

muhatap : söz söylenen

muhayyel : düssel

muhayyile : düsgücü, imgelem

muhbir : eleveren

muhip : seven

muhit : çevre, yöre

muhkem : sağlam

muhlis : katkısız

muhtaç olma : gereksime

muhtar : özerk

muhtasar : kısaltılmıs

muhtelif : çesitli

muhtemel : olası, umulur

muhterem : saygıdeğer

muhteris : tutkulu

muhtesem : görkemli

muhteva : içerik, kapsam

muhtıra : andıç

mukabele : karsılık verme

mukadderat : alınyazısı, yazgı

mukallit : öykünmeci

mukavele : sözlesme

mukavemet : direnis; dayanırlık

TÜRKÇESİ VARKEN...

mukavim : dayanıklı

mukayese : karsılastırma

mukim : oturan

muktesep : aktarılmıs

muktedir : gücü yeten

multivizyon : yansıtmalı gösterim

munis : sevimli

muntazam : düzenli

munzam : katma, ekleme

murabba : dördül

murakabe : denetleme

murakıp : denetçi

muris : kalıtçı

musahabe : söylesme

musallat olma : basına dolanma

musibet : uğursuz, sıkıntı

mustarip : acı çeken

mutaassıp : bağnaz

mutabakat : uyusma,uyum

mutasyon : değisinim

mutat : alısılmıs

muteber : güvenilir, geçerli, saygın

mutedil : ılımlı, ılıman

mutemet : güvenilir kisi

mutena : özenilmis, saygın

mutlak : tek, salt, yalnız, saltık

mutlaka : kesinlikle

muttali olma : öğrenme

muvacehesinde : karsısında

muvafakat : uygunluk, onay, olur

muvaffak : basarılı

muvakkat : geçici

muvasala : erisim, ulasım

muvazaa: danısıklık

muvazene : denge, denklik

muvazi : kosut

muvazzaf : ödevli, görevli

muzaffer : utkulu

mübadele : değistokus

mübah : olurlu

mübalağa : abartma

mübarek : kutlu, uğurlu

mübayaa: satınalma

mübeccel : yüce, ulu

müberra : aklanmıs

mücadele : savasım, uğras

mücavir : komsu

mücehhez : donatılmıs

mücella : parlak

mücerret : soyut, yalnız

mücerrit : yalıtkan

mücessem : üç boyutlu, kabartma

mücevher : takı

mücrim : suçlu

müdafaa : savunma

müdafi : savunucu

müdavim : sürekli

müddeiumumi : savcı

müddet / zaman : süre

müdrik : anlamıs, anlayan

müdrike : alımlama

müebbet : sonsuz

müeccel : ertelenmis

müellif : yazar

müesses : kurulu, kurulmus

müessif : acınacak

müessir : etkili

müeyyide : yaptırım

müfettis : denetmen

müfit : yararlı

müflis : batkın

müfredat : ayrıntılar

müfrit : asırı

müfteri : karaçalıcı

mühim : önemli

mühimmat : savas gereçleri

mühlet : belirli süre

müjde : mustu

mukayese : ölçüstürme

mükâfat : ödül

mükellef : yükümlü

mükemmel : eksiksiz

mükerrem : saygın

mükerrer : yinelenmis

müktesebat : edinç

müktesep : kazanılmıs

mülahaza : düsünce, görüs

mülakat : görüsme

mülaki : kavusan, bulusan

mülazım : teğmen

mülga : yürürlükten kaldırılmıs

mülk : tasınmazmal, ülke

mülkiyet : iyelik

mülteci : sığınmacı

mültivizyon : yansıtmalı gösterim

mümbit : bitek, verimli

mümkün : olanaklı

mümkün mertebe : olabildiğince

mümtaz : seçkin

münafık : ikiyüzlü

münasebet : iliski, bağıntı, bağ

münasip : uygun, yarasık

münazara : savlı tartısma

münekkit : elestirmen

münevver : aydın

münezzeh : arınmıs

münferit : tekil, tek, kendi basına

münhal : açık, bos

münzevi : kaçınık, çekilgin

müphem : belirsiz, anlasılmaz

TÜRKÇESİ VARKEN...

müptela : tutulmus

müracaat : danısma, basvuru

müradif : esanlamlı, anlamdas

mürafaa : sözlü durusma

mürebbiye : eğitici

müreffeh : gönençli

mürekkep : bilesik, yazı boyası

mürettip : dizgici, dizmen

mürit : izdes

mürsit : yol gösterici

mürteci : gerici

mürtesem : izdüsüm

mürur : asım

müruri zaman : zaman asımı

mürüvvet : iyilikseverlik

müsabaka : yarısma, ölçüsme

müsademe : çarpısma

müsadere : elkoyma

müsait : uygun, elverisli

müsamaha : görmezden gelme

müsavat : esitlik

müsavi : esit

müsbit / müsbite : kanıtlayan

müsebbip : neden

müsecca : uyaklı söz

müseddes : altıgen

müsekkin : yatıstırıcı

müselles : üçgen

müselsel : ardı ardına

müsemma : adlanmıs

müsnet : dayatılmıs

müsbet : olumlu

müsrif : savurgan, tutumsuz

müstacel : ivedi

müstafi : isinden çekilen

müstahak : kazanımlı

müstahdem : görevli

müstahkem : sağlamlastırılmıs

müstahsil : üretici

müstakbel : gelecekteki

müstakil : bağımsız

müstamel : kullanılmıs

müstantik : sorgu yargıcı

müstefit : yararlanan

müstehcen : açık saçık

müstehlik : tüketen

müstehzi : alaycı

müstemleke : sömürge

müsteniden : dayanarak

müstenkif : çekimser

müsterih : kaygısız, içi esen

müstesna : ayrıcalı, üstün

müstevi : düzlem

müstevli : yayılan, ele geçiren

müsvedde : taslak

müsahede / rasat : gözlem

müsahhas : somut

müsahit : gözlemci

müsavir : danısman

müserref olma : onur duyma

müsfik : sevecen

müsir : gösterge

müskül : çetin, güç

müstak : asırı istekli

müsteki : yakınan

müstemilat : eklentiler

müsterek : birlikte

müsteri : alıcı

mütalaa : irdeleme

mütareke : bırakısma

müteaddit : birkaç, birçok, çok

müteahhit : yüklenici

müteakıben : ardı sıra

müteallik : iliskin, ilintili

mütebaki : geri kalan

mütebessim : güleç

mütecanis : türdes, bağdasık

mütecaviz : saldırgan

mütecessiz : gözetleyen

müteessir : etkilenen, üzülmüs

mütefekkir : düsünür

mütegallibe : derebeyi

mütegayir : karsıt olan

müteharrik : devingen

mütehassıs : uzman

mütehassis : duygulanma

mütekabil : karsılıklı

mütekait : emekli

mütekâmil : olgun

mütemadi : aralıksız

mütemayil : eğilimli

mütemmim : bütünleyici

mütenahi : bitimli, sonlu

mütenasip : oranlı, uygun

mütenazır : bakısımlı

müteradif : esanlamlı

mütercim : çevirmen

mütereddit : çekingen, ikircikli

mütesanit : dayanısık

mütesavi : esit, es olan

müteselsil : ardı ardına

mütesekki : yakınan

mütevazi : gösterissiz, alçak gönüllü

müteveccih : yönelmis

müteveffa : ölmüs

mütevekkil : yazgıcıl

mütevellit : ileri gelmis

mütevezzi : dağıtman

müteyakkız : uyanık, tetikte

müthis : ürküten, umulmayan

TÜRKÇESİ VARKEN...

müttefik : bağlasık, anlasmıs, oydas

müttefikan : oybirliğiyle

müttehim : suçlanan

mütesebbis : girisimci

mütevellit : doğurtan

müzakere : görüsme

müzayede : artırma

müzdeviç : eslenik

müzekker : eril

müzeyyen : süslü

müzmin : süregen



N

nabız : atardamar

naçiz : değersiz

nadide : görülmemis

nadim olma : yerinme

nadir : az bulunur

nafaka : geçimlik

nafıa : bayındırlık

nafile : bosuna

nağme : ezgi, ses

nahif : çelimsiz

nahiye : bucak

nahos : beğenilmeyen

nakavt : oyundısı kalmak

nakıs : eksi, eksik

nakit : akça

nakkas : bezekçi

nakletme : tasıma, anlatma

nakli : söylenegelen

nam / ünvan : san, ün

namağlup : yenilmemis

namalum : bilinmeyen

namdar : ünlü

name : betik

namert : alçak, korkak

namüsait : elverissiz

namütenahi : bitimsiz, sonsuz

namzet : aday

nankör : iyilikbilmez

nara : bağırıs

narenciye : turunçgiller

narin : inceyapılı

narkoz : uyusturma

narsist : özsever

nas : inak

nasihat : öğüt

nasip : düsem

nasyonal : ulusal

natamam : bitmemis

natıka : söyleme yetisi

nativizm : doğustancılık

natuk : iyi konusan

natüra : doğa

natüralizm : doğalcılık

natülmort : ölüdoğa

nazar : bakıs, gözatma

nazaran : göre, oranla

nazarı dikkate almak : önem verme

nazari : kuramsal

nazariye : kuram

nazım : kosuk

nazire : benzek, benzetileme

nebat : bitki

nebze : bir parça, pek az

necip : soylu

nedamet : yerinme

nefaset : güzellik

nefes : soluk

nefis : çok güzel, özvarlık

negatif : olumsuz

nekahet : iyilesme

nema : artma, ürem

nesep : soybağı

nesil : kusak, döl

nesir : düzyazı

nesriyat : yayın

netice : sonuç

netvörk : bilisimağı

nevroloji : sinirbilim

nevroz : sinirce

nezaket : incelik

nezaret etme : bakma, gözetme

nida : ünlem, haykırı

nifak : ayırga, ayrım

nigâr : güzel, sevgili

nihai : son

nihayet : son, sonunda

nihilizm : yoksayıcılık

nikbin : iyimser

nikneym : takma ad

nimet : ergi

nisap : yeter sayı

nispet : oran

nisyan : unutus

nisan : im, iz, belirti

nisan almak : gezlemek

nisangâh : bakıncak

niyet : erek

nizam : düzen, yol

nizamname : tüzük

nodül : yumrucuk

nofrost : karlanmaz

noksan : eksik

nokta : durgu, benek

norm : izge, ölçü, kural, ilke



Download 73.41 Kb.

Do'stlaringiz bilan baham:
1   2   3




Ma'lumotlar bazasi mualliflik huquqi bilan himoyalangan ©hozir.org 2020
ma'muriyatiga murojaat qiling

    Bosh sahifa
davlat universiteti
ta’lim vazirligi
O’zbekiston respublikasi
maxsus ta’lim
zbekiston respublikasi
o’rta maxsus
davlat pedagogika
axborot texnologiyalari
nomidagi toshkent
pedagogika instituti
texnologiyalari universiteti
navoiy nomidagi
samarqand davlat
guruh talabasi
ta’limi vazirligi
nomidagi samarqand
toshkent axborot
toshkent davlat
haqida tushuncha
Darsning maqsadi
xorazmiy nomidagi
Toshkent davlat
vazirligi toshkent
tashkil etish
Alisher navoiy
Ўзбекистон республикаси
rivojlantirish vazirligi
matematika fakulteti
pedagogika universiteti
таълим вазирлиги
sinflar uchun
Nizomiy nomidagi
tibbiyot akademiyasi
maxsus ta'lim
ta'lim vazirligi
махсус таълим
bilan ishlash
o’rta ta’lim
fanlar fakulteti
Referat mavzu
Navoiy davlat
umumiy o’rta
haqida umumiy
Buxoro davlat
fanining predmeti
fizika matematika
universiteti fizika
malakasini oshirish
kommunikatsiyalarini rivojlantirish
davlat sharqshunoslik
jizzax davlat