TÜRKÇESİ varken a



Download 73.41 Kb.
bet1/3
Sana28.01.2017
Hajmi73.41 Kb.
  1   2   3
TÜRKÇESİ VARKEN...

            Gün geçmiyor ki yabancı kökenli kelimeler hayatımıza girmesin, farkında bile olmadan ana dilimizi unutuyoruz artık. İşyerlerimizin adı bile  türkçe değil.TDK (Türk Dil Kurumu)  " Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu"  yayınladı, bizde duyarsız kalmayalım, dilimizi yaşayalım yaşatalım!http://www.buharkentcpl.k12.tr/fileupload/op14766/yaziresim/128176.jpg



Yabancı Sözlere Karşılıklar Kılavuzu için tıklayınız.

..

 



TÜRKÇESİ VARKEN...

A

abes : anlamsız

abluka : kusatma

abone : sürdürümcü

absürt : saçma, usdısı

aceleci : evecen

acz : güçsüzlük, düskü

adabı muaseret : görgü kuralları

adalet : tüze

adaptasyon : uyarlama

adapte olmak : uyum sağlamak

adaptör : bağdastırıcı

addetme : sayma, sayılma

adet : sayı

âdet : görenek, alıskı

adeta : nerdeyse

adil : haktanır

adilane : hakça

adli kuvvet : yargı gücü

adres: bulunak

afis : ası

aforizma : özlüsöz

agnostik : bilinemezci

agreman : uygunluk

ahenk : uyum

ahize : almaç

ahkâm : emir, buyruk

ahlak : aktöre

ahsap : tahta

aidat : ödenti

akamet : basarısızlık

akıl : us

akim : sonuçsuz

akit : bağıt

aklıselim : sağduyu

akreditasyon : denklik

akredite : yetkinlestirilmis

akrostis : adlama

aksan : vurgu

aksesuar : donatımlık

aksiyon : eylem, edim, devini

aktivasyon : etkinlestirme

aktivite : etkinlik

aktüel : güncel

akustik / aksiseda : yankılanım

alaka : ilinti

alakart : seçmeli yemek

alaturka : doğuluca

alegori : değismece, örnekçe

alelade : görülegelen

alelekser : sıklıkla

alev : yalaz

aleyhtar : karsıt görüslü, karsıcıl

aleyhte söyleme : dil uzatma

alfabe : abece

alliterasyon : sesyinelemesi

almanak : yıllık

alternetif : seçenek

ama / fakat : ancak

amatör : özengen

ambargo : engelti, engelleyim

ambians : hava, çevre

amblem : belirtke, simge

ameli : isevuruk

amme : kamu

amnezi : bellek yitimi

amortisman : asınmalık

ampermetre : akımölçer

ampirik : deneysel, görgül

ampirizm : deneycilik

anahtar : açkı

analiz : çözümleme

anane : gelenek

anarsi : bassızlık, kargasa

anatomi : gövdebilim

andante : yarıyavas

anekdot : öykücük, öykümce

angaje olmak : bağlantı yapmak

angarya : yüklenti

animasyon : canlandırma,

öykünleme

anket : sormaca

anomali : aykırılık

anonim : ortaklasa

anons : duyuru

anormal : olağandısı

ansiklopedi : bilgilik

antant : anlasma

antet : baslık

antik : eskil

antipati : sevimsizlik, iticilik

antitez : karsısav

antoloji : seçki, dermece

antrepo : arakoruncak

antrparantez : ayraç içinde, söz

arası


apolet : omuzluk

aranje etmek : uyarlamak

arboretum : canlı ağaç müzesi

ardiye : yığımlık

areometre :yoğunlukölçer

argüman : tanıt, kanıt

arife : öngün

aristokrasi : soylular yönetimi

aritmetik : sayıbilgisi

arkaik : eskisel

arkeoloji : kazıbilim

arma : ongun

armada : donanma

TÜRKÇESİ VARKEN...

armağan: ödül

armatür : donatı

armoni : uyum

aroma : hos koku

arsiv : belgelik

arz : sunu; yeryüzü

asgari : en az

asgari müsterek : altbilesen

asi : baskaldıran

asimetrik : bakısımsız

asimile : benzestirme, özümleme

asparagas : uydurma

aspiratör : koku çeker

astronomi : gökbilim

astronomik : abartık

asağılık kompleksi : altsanma

asikâr : apaçık

asina : bildik, tanıdık

ask : sevi

âsık : tutkun

âtıl : bos durur, issiz

ateizm : tanrıtanımazlık

atölye / santiye : islik

avans : önödeme

avantaj : üstünlük, çıkar

avukat : savunman

ayin : tapım

aykırı : yadırgı düsmek

aynı : tıpkısı, özdes

azami : en çok

azap : ezinç



B

badire : sıkıntı, darboğaz

bagaj : yolcu yükü

bahane : nedenleme

bahar : ilkyaz

bahis mevzuu : söz konusu

bahsetme : sözetme

bakiye : geri kalan

balistik : atıs bilgisi

bandrol : denetim pulu, vergilendi

banyo / hamam : yunak

bariyer : yol korumalığı, engel

bariz : belirgin

barkot : çizgi im

barometre : basınçölçer

basiret : öngörü, sezis

baypas : damar aktarma

bazen : arasıra, kimileyin

bazı : kimi

bedbin : karamsar

beddua : ilenç

beddua etme : ilenme

bedeni : tensel

bedhah : kötücül

bekap : yedekleme

bekgraunt : arka alan

bend : yasa altmaddesi

beraat : aklanma

berabere : basabas

beste : ezgi

beyan : bildirim

beyanat : demeç

beyit : ikili

bibliyografya : kaynakça

biblo : süslük

bienal : yılasırı

bilakis : tersine

bilanço : dengelem

bilbord : duyuru tahtası

bilhassa : hele

binaenaleyh: bu yüzden

biyografi : yasamöyküsü, özgeçmis

biyoloji : doğabilim, dirimbilim

bizzat : özkendisi

blöf : ürkütüm, ürkütmece

bonkör : eliaçık

bono : ödencek

bonservis : iyi çalıstı belgesi

botanik : bitkibilim

branç : kusluk yemeği

brans : dal, kol, bölüm

brifing : özetlem, bilgilendirme

brülör : yakmaç

brüt : kesintisiz

burjuva : kentsoylu

budunsal : etnik

burs : öğrenmelik

C

cadde : anayol

cahil : bilisiz, okumamıs

caiz : olabilir, uygun

camekân : sergilik

cari : yürürlükte

catering : yemek hizmeti

cazibe : albeni

cebren : güç kullanarak

cefa : üzgü

cehennem : tamu

celal : büyüklük; kızgınlık

celp : getirtme, çağırma

celse : oturum

cemaat : dinsel topluluk

cemiyet : toplum; kurum, dernek

cenah : kanat, yan, yön

cendere : baskı

cengâver : savascı

TÜRKÇESİ VARKEN...

cenin : dölüt, döl

cenk : savas

center : merkez

cenup : güney

cephe : önyüz; savas bölgesi

cereyan : akım, akıntı

cerrah : yarman

cesaret : yüreklilik

cesur : gözüpek, yürekli

cet : ata

cetvel : çizelge

cevap : yanıt

cevaz verme : uygun görme

cevher : öz; değerli tas

cevval : kıpırdak, devingen

cezaevi : tutukevi

cazibeli : alımlı, albenili

cezbetme : çekme, etkileme

cezir : çekilme

cidar : çeper

cidden : gerçekten

ciddi : ağırbaslı; gerçek

ciddiye alma : gerçek sanma,

inanma

cihan : evren



cihat : savasma

cihaz : aygıt

cihet : yan, yön

cilt : deri

cimri : elisıkı

cinas : sesteslik, esseslik, ündes

cinayet : öldürüm, öldürü

cinnet : çılgınlık

cins : esey; soy; çesit

ciro : çevirim, aktarım

civar : yöre, dolay, çevre

cömert : eliaçık

cümle : tümce; tüm

cüretkâr : atak, kendini bilmez

cürmü meshut : suçüstü

cürüm : suç

cüzi : az

Ç

çare : çözge, umar

çaresiz : umarsız, onulmaz

çek : ödene

çek etmek : yoklamak,

denetimlemek

çekup : sağlık yoklaması, tümtanı

çekout : çıkıs islemi

çember : döngü

çerçeve : kapsamca

çesni : tadım

çet : söylesi, gevezelik

çeync : akça alım-satımı

çini : sırlıtas



D

dahi : bile

dahili nizamname : içtüzük

dâhi : üstüninsan

daima : sürekli, sürgit

dair : değgin, iliskin

dalalet : sapınç, sapkınlık

damping : düsürüm

darp : çarpma, vurma

darülaceze : düskünlerevi

davet : çağrı

davetiye : çağrılık

dedektif : izlemci

dedektör : bulucu aygıt

dedüksiyon : tümdengelim

defa : kez

defakto : edimsel, eylemsel

defans : savunma

defetme : savma, savusturma

defile : giyim gösterisi

define : gömü

deforme : değisme, bozulma

dehset : yılgı

dejenere : yozlasma, çığrından

çıkma

deklerasyon : bildirim



deklere : açıklama, bildirme

dekont : akça belgesi

dekor : bezem

delil : kılavuz; kanıt

demagog : söz ebesi

demagoji : halkavcılığı

demarke : sıyrılma

demografi : nüfusbilim

demostrasyon : gösteri

depar : çıkıs

departman : bölüm

deplasman : dıssaha; değistirmece

depo : koruncak

depozito : önödenti, ilkakça,

önödence

derest : yakalama

derman : güç, dinçlik; umar

ders : öğrence

dert : tasa, kaygı

deruhte etme : yüklenme

desifre : gizi çözülmüs

despot / diktatör : buyurgan

destan : koçaklama

detay : ayrıntı

deterjan : arıtıcı

TÜRKÇESİ VARKEN...

determinizm : gerekircilik

detone : aykırı düsme

deva : umar

devalüasyon : değer düsürümü

devamı : süreği

devriye : gezge

dezavantaj : yarar yitirimi;

elverissizlik

dezenformasyon : yanıltıcı bilgi

diaspora : kopuntu

didaktik : öğretici

diğer : öteki, baska, öbürü

dijital : sayısal

dikkat : özeni, özen

diksiyon : söyleyis biçimi, demece,

söylem

dikte : yazdırım



dinamik : devingen, devimsel

dinamizm : çalısma gücü

dinamo : güç kaynağı

direkt : dolaysız

direktif : buyruk

direktör : yönetici

disimilasyon : benzesmezlik

disiplin : düzenbağı, düzence

diskalifiye : yarısdısı

dispanser: sağlıkevi

distilasyon : damıtma

distribütör : dağıtımcı

diyagram : çizenek, çizge

diyalektik : eytisim, eytisimsel

diyalog : söylesme, söylesim

diyapazon : tınlaç

diyatermik : ısıgeçirgen

diyet : besidüzen, besibilim; karsılık

dizayn : tasarım, tasarçizim

dogma : inak, önyargı

doktor : sağın

doktrin : öğreti

doküman : belge

dominant : baskın, basat

done : veri, belge

doping : uyarıcı, güç katımı

dram : üzgü, üzünç

dramatik : üzgüsel

drenaj : akaçlama

dua : yakarma, yakarıs

duayen : deneyimli, yaslı öncü

dublaj : seslendirme

dublör : benzer, yedek oyuncu;

seslendiren

dünya : acun

dürbün : uzakgörür, bakaç

düstur : ilke, genel kural

düsman : yağı



E

ebat : boyut

ebedi : sonsuz, ölümsüz

ebediyet : ölmezlik

ebediyen : sonsuza değin

ebeveyn : ana baba

edat : ilgeç

edebiyat : yazın

editör : yayımcı

efekt : ses sandırma

efkâr : tasa, kaygı

efkârı umumiye : kamuoyu

efor : özgüç, çaba

efsane : söylence

egzersiz : alıstırma

ehemmiyet : önem

ekol : çığır

ekoloji : çevrebilim

ekonomi : tutumbilim, varlıkbilim

ekspertiz : bilirkisi

ekstre : hesap özeti

ekstrem : asırı, uç

elbet : eninde sonunda

elit : seçkin

elzem : gerekli

e-mail : elektronik posta, ileti

emare : iz

emir : buyruk

empati: duygudaslık

emperyalist : yayılmacı, sömürgeci

empoze etme : dayatma

emrivaki : oldu bitti

endeks : dizin

endeskopi : içgörür

endise / gam : tasa

enstantane : anlık görüntü

entegre : bütüncül

entelektüel : aydın

enteresan : ilginç

entrika : düzence, dolantı

envanter : döküm, sayım

epigrafi : yazıtbilim

epik : yiğitsel

erkondisın: ısıdengeler

ergonomik : ise uygun

erotik : sevisel

erozyon : asınma, toprak yitimi

esaret : boyunduruk, tutsaklık

esasen : doğrusu

eser : yapıt, yaratı

esir : tutsak

eskiz : taslak

eskort : koruma aracı

esrar : gizem



TÜRKÇESİ VARKEN...

estetik : güzelduyu

esantiyon : örneklik

eskâl : biçim, görünüs

etik : törel

etiket : ederce

etimoloji : sözcükbilim

etnik : budunsal

etüt : ön çalısma

evvela : ilkönce

evvelce : önceleri

evveliyat : öncesi

ezeli : bitimsiz, öncesiz

F

fabl : öykünce

fahri : karsılıksız

fahis : ölçüdısı

faiz : ürem

fakat : yalnız, ancak

fakir : yoksul

faktör : etken

fanatik : bağnaz

fani : kalımsız, ölümlü

fantastik : düssü

fantezi : düslem, düssü

faks : belgegeçer

faraza : sözgelimi

faraziye : varsayım

fark etmek : ayrımsamak

farkına varılma : ayrımsanma

farzetme : varsayma

faul : kuraldısı

fasılasız : biteviye

fasikül : bölüntü

fasit daire : kısırdöngü

fatura : satınca

fauna : hayvan varlığı

fayans : sırlıtas

fazilet : erdem

feda : gözden çıkarma

fedakâr : esirgemez, özverili

fedakârlık : özveri

federasyon : üstbirlik

fenomen : görüngü

feragat : elçekme, özgeçi,  vazgeçme

feraset : ince görüs, sezis

feribot : tasıt gemisi

fesat : bozut

fest-fud : ivedi yemek

fetis / put : tapıncak

fezleke : sorgu özeti

fıkra : bölümcük; öykücük

fırka : tümen

fidye : kurtulmalık

fihrist : dizin

fiil : edim, eylem, yüklem

fikir : düsün, düsünü

fikri sabit : saplantı

fiks menü : tek liste

fiksın : kurgu

filhakika : gerçi, gerçekten

filoloji : dilbilim

final : bitis, bitim, sonlama

finanse etmek : akçalamak

finis: varıs

firari : kaçak, kaçkın

fire : eksinti

fis : girgi

fiyat : eder

fizibilite : uygulanabilirlik

flas : gözalıcı

flashdisk : çubuk bellek

flora : bitki varlığı

flu : bulanık

fobi : korku, kuruntu, yılgı

folklor : halkbilim, halkoyunu

fonksiyon : islev

fonoloji : sesbilim

fonotik : sesçil

formalite : gerekli islem

formasyon : biçimlenme eğitimi

formel : biçimsel

forum : toplu tartısma

fosil : tasıl

fotokopi : izçekim, tıpkıçekim

fotometre : ısıkölçer

fragman : tanıtı

frapan : göze çarpan

fraksiyon : bölüngü

fren : durduraç

fuaye : dinlenmelik

fultaym : tümgün

fundamentalist : köktendinci

fütürizm : gelecekçilik

G

gabin : alısveriste aldatan

gafil : aymaz

gaflet : dalgı, aymazlık

gaile : sıkıntı, kaygı

gaip : kayıp, yok olmus

gala : ilk / öngösterim

galat : büyük yanlıs

galaksi : gökada

galebe : yengi, üstünlük

galeri : sergievi

galeyan : cosma, kaynama



TÜRKÇESİ VARKEN...

galiba : belki

galibiyet : yengi

galiz : kaba

gam : tasa, kaygı

garaj : tasıtlık

garanti / teminat : güvence

garaz : gizli düsmanlık

gardırop : giysilik

garnitür : yanlık, bezenti

gasp : kapma, zorla alma

gaye : erek

gayrimenkul : tasınmazmal

gayri iradi : istem dısı

gayri safi hasılat : tümgelir

genetik : kalıtımsal, soyaçekim

genotip : soyyapı

geometri : uzambilim

gıpta : imrenme, imrenti

gıyab : yokluk, yitiklik

girdap : burgaç

global : küresel, bütünsel

grafik : çizge

grafoloji : yazıbilim

grev : isbırakımı

gril : ızgara

grup : öbek, küme

gurbet : yadel

gurbetçi : elgin

gurme : tatbilir

gurur : övünç

güruh : sürü

güya : sanki, sözde

güz : sonbahar

güzergâh : geçek

H

haber : duyum, duyut

haberlesme : iletisim

halaskâr : kurtarıcı

halbuki : oysa

hâkim : yargıç; egemen

hakîm : bilge

hâlâ : simdiye dek

hacir : kısıt

hacim : oylum

haciz : elkoyma

hafıza : bellek

halef : ardıl, yerine geçen

halüsinasyon : varsanı, sanrı

hami : gözeten

handikap : engel

hanedan : soy

harekât : eylemce

hareket : devinim

harf : yazaç, imce

harika : olağanüstü

hars : ekin

haset : kıskançlık

hassas : duyarlı

hastalık : sayrılık

hasmet : görkem

hata : yanlıs, yanılgı

hatıra : anı, andaç

hatırlama : anımsama

hatırsinas : gönül alıcı, saygılı

hatip : söylevci

hatta : üstelik, bile, dahası, öyle ki

havale etmek : göçermek

havali : yöre, çevre

havsala : kavrama yetisi

hayâsız : yüzsüz, utanmaz

hayal : düs, sanı

hayali : imgesel, düssel

hayat : yasam, dirim

hayati : yasamsal

hayıflanma : acınma, yerinme

hayran : tutkun

hayret : saskı

hazan : güz

hazım : sindirme

hazin : dokunaklı, acıklı

hazine : gömü

hece : seslem

hedef : erek, amaç

hekim : sağın

hem de : üstelik

hemcins : türdes

hemen : duraksamadan

hemfikir : oydas, düsündes

hemsehri : ildes

hemzemin : düzeydes

hentbol : eltopu

henüz : ancak, simdiye dek

herze : bossöz

heterojen : ayrısık

heves : özenti

heyelan : toprak kayması, göçü

heykel : yontu

hezeyan : saçmasapan

hezimet : bozgun

hırs : doymazlık

hiciv : yergi, taslama

hidrografi : subilgisi

hidroloji : subilimi

hijyenik : sağlıksal

hikâye : öykü

hile : aldatı

himaye: gözetim

hipotez : varsayım

hisse : pay

TÜRKÇESİ VARKEN...

hissedar : paydas, bölüsümcü

hissi : duygusal

hissi kablel vuku : önsezi

histoloji : dokubilim

hitap : seslenme

hiyerarsi : sıralanım, sıradüzen

hiyeroglif : resimyazı

hizip : bölek

hobi : düskü

homojen : bağdasık, türdes

hoparlör : sesyayar

huksat : çengel atıs

hukuk : tüze

hulasa : kısaca, özetle

hulusi kalp : içtenlik

hummalı : yoğun

hunhar : kan dökücü

hurafe : bosinan

huy : alıskı

huzur : erinç, dirlik

hücre : göze

hükmi sahıs : tüzelkisi

hümanist : insancıl

hüner : beceri

hür : özgür

hüsran : düsyıkımı

hüzün : üzgü



I

ırk : anasoy

ırkıyat : budunbilim

ırkçılık : soyculuk

iskonto : indirim

ıslah : düzeltme

ıslahat : düzeltmeler

ıslahevi : eğitme yurdu

ısrar : üsteleme

ıtır : güzel koku



İ

iade : geri gönderme

ibadet / ayin : tapınma, tapım

ibare : sözce, deyis

ibra : aklanma

ibret : öğrenek

icat : bulus, türeti

icmal : genel toplam

icra : edim

içtima : toplanma, kavusum

idame : sürdürme

idareyi maslahat : geçistirme

iddia : sav

iddianame : savca

ide : düsünü

idefiks : saplantı

identik : özdes

ideoloji : öğreti, düsüngü

idman : alıstırma

idol : tapınca

idrak : algılama, alımlama

ifade : anlatım, anlatıs, söylem

iflas : tükenme , batkı

iftihar : övünç, kıvanç

iftira : kara çalma

ihale : eksiltme

ihata : kavrama, kusatma

ihbarname : bildirim

ihlal : çiğnem

ihmal : savsaklama

ihracat : dıssatım

ihsas : sezdirme

ihtar : uyarı

ihtilaf : anlasmazlık

ihtimal : olasılık

ihtiram : saygı

ihtiras : tutku

ihtiraslı : gözüdoymaz

ihtiva : içerme

ihtiyaç : gereksinim

ikametgâh : yerlesim yeri

ikametgâh ilmühaberi : oturma belgesi

ikaz : uyarı

ikna : inandırma

ikon : simge

ikraz : borç

iktibas : asırtı, alıntı

iktisap : edinim

iktisat : tutumbilim

ilahiyat : tanrıbilim

ilam : yargı bildirisi

ilan : duyuru

ilelebet : sürgit

ilham : esin, esinlenme

ilkbahar : ilkyaz

illegal : yasadısı

illüzyon : yanılsama

illüzyonist : gözbağcı

ilmühaber : durum belgesi

iltica : sığınma

iltimas : kayırma

im : isaret

ima : anıstırma, dokundurma

imaj : imge

imalı : üstü örtülü

imkân : olanak

imla : yazım

imtihan : sınav

imtina : kaçınma

imtiyaz : ayrıcalık



TÜRKÇESİ VARKEN...

import : dısalım

inat : direnim

inatçı : direngen

indeks : dizin

individüalist : bireyci

inisiyatif : öngüdü, üstünlük, öncelik

inkâr : yadsıma, yoksama

inkılap : devrim

insicam : bağdasık, tutarlık

insiyak : içgüdü

insiyaki : istemdısı, içgüdüsel

insiyatif : öncecilik, üstünlük

integral : tümlev

internet : bilgisunar

interaktif : etkilesimsel

intiba : izlenim

intibak : uyum, uyum sağlama

intihal : asıntı, asırma

intihap : seçim, seçme

intihar : özkıyım

intikal : kavrama

intikam : öç

inziva : yalnızlık

ipotek : tutu

iptidai : ilkel

irade : istenç

irfan : bilme, uzsezi

ironi : alaysama, alaysılama

irrasyonel : usdısı

irsaliye : gönderme belgesi

irsi : kalıtsal

irsiyet : soyaçekim, kalıtım

irtibat : bağlantı

irtica : gericilik

irticalen : doğaçtan

irtifa : yükselti

irtisam : izdüsüm

isabet : yerindelik

iskonto : indirim

ispat : tanıt, tanıtlama

israf : savurganlık

istatistik : sayılama, sayımsal

istiap : sığdırma, dolunca

istidat : yetenek

istif : düzgün yığın

istifa : çekilme

istihdam : islendirme

istihsal : üretim

istikbal : gelecek

istiklal : bağımsızlık

istikrar : sürerge, durulma

istirdat : geri alma

istismar : sömürme

istisna : ayrınca

istisnai : ayrıksı, kuraldısı

istisare : danısma

isaret : im, imlem, iz, belirti

iskence : kıyınç, yıldırı

itaatsiz : sözdinlemez

itfaiye : söndürücü

ithaf : sunu

ithalat : dısalım

itham : suçlama

itibar : saygınlık

itidal : soğukkanlılık

itikat / iman : inanç

itilaf : uyusmazlık

itina / ihtimam : özen

itiraz : karsıdurma

itiraz-ı kayt : çekince

ittifak : bağlasma

ivecen : aceleci

izafi : bağıl, göreli, görece

izaleisüyu : ortaklığı bozma

izdiham : insan yığılması

izobar : esbası

izohips : esyükselti

izolasyon : yalıtım

izolebant : yalıtım sargısı

izoterm : essıcak

izzetinefis : özsaygı, onur




Download 73.41 Kb.

Do'stlaringiz bilan baham:
  1   2   3




Ma'lumotlar bazasi mualliflik huquqi bilan himoyalangan ©hozir.org 2020
ma'muriyatiga murojaat qiling

    Bosh sahifa
davlat universiteti
ta’lim vazirligi
O’zbekiston respublikasi
maxsus ta’lim
zbekiston respublikasi
o’rta maxsus
davlat pedagogika
axborot texnologiyalari
nomidagi toshkent
pedagogika instituti
texnologiyalari universiteti
navoiy nomidagi
samarqand davlat
guruh talabasi
ta’limi vazirligi
nomidagi samarqand
haqida tushuncha
toshkent axborot
toshkent davlat
Darsning maqsadi
xorazmiy nomidagi
Toshkent davlat
vazirligi toshkent
tashkil etish
Alisher navoiy
Ўзбекистон республикаси
rivojlantirish vazirligi
matematika fakulteti
pedagogika universiteti
sinflar uchun
Nizomiy nomidagi
таълим вазирлиги
tibbiyot akademiyasi
maxsus ta'lim
ta'lim vazirligi
bilan ishlash
o’rta ta’lim
махсус таълим
fanlar fakulteti
Referat mavzu
umumiy o’rta
Navoiy davlat
haqida umumiy
Buxoro davlat
fizika matematika
fanining predmeti
universiteti fizika
malakasini oshirish
kommunikatsiyalarini rivojlantirish
davlat sharqshunoslik
jizzax davlat